Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın
Pakize Sultan
Pakize Sultan

LÂL YILDIZLAR

Yorum

LÂL YILDIZLAR

( 4 kişi )

5

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

287

Okunma

LÂL YILDIZLAR

Lâl Yıldızlar ✨✨🦋✨✨

Gecenin sessizliği hüzzam şarkı gibiydi
Yayıldı notalar alabildiğince arş’a
Kemanın taksim eşliğinde
Lâl oldu gece
Maviler bile dağıtamadı hüznümü
Lâl ettiğim, dilimde pelesenk olmuş şarkımı

Dolunayın yanı başında parlıyordu şimal yıldızı...

Jüpiterle adeta vals ediyordu..

Gözlerimi hiç ayırmadan baktım
Ay’ın gökyüzüne yansıyan rengine...
İnadına yine maviydi

Müjganlardan akan yaş’a takıldı gönlüm..
"Gökteki yıldızları indirdim bu gece senin için. "

Anne kucağında uyuyan bir bebek gibi

Bir peri toplamış tüm yıldızları ,dağların şahikalarından

"Açınca gözlerimi ipe çekilmiş güneşler de varsın
"Sevdalanmış lâl şiirlere mavi bir dünyanın ortasından bakarsın."

"Al sana hediyem bu hüzzam faslı yıldızlar"
6.2.21
saat// hüzzam faslı şarkılar eşliğinde
#pkze🦋
@mavikatre (mahlas)

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Lâl yıldızlar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Lâl yıldızlar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
LÂL YILDIZLAR şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
5.9.2026 23:59:26
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Pakize Sultan Özbaş
Şiir: LÂL YILDIZLAR
Değerlendirildiği Salon: Hüzzamın Göğe Taksim Çektiği, Şimal Yıldızının Nöbette Durduğu, Jüpiter’in Vals Yüzünden İfadeye Çağrıldığı ve Lâl Kalan Yıldızların Konuşma Terapisine Alındığı Salon

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Pakize Sultan Özbaş’ın LÂL YILDIZLAR şiirini okuyunca RUSAMER Gökyüzü İşleri Müdürlüğünü gece mesaisine bıraktı. Sebep ciddi: Keman taksim çekiyor, gece lâl oluyor, Jüpiter vals ediyor, bir peri dağların şahikalarından yıldız topluyor; bütün bunlar olurken kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Fasıllı Fikret hâlâ Maviler hüznü dağıtamıyorsa başka renk deneyelim mi? diye dilekçe veriyordu. Kalburabastî Efendi dilekçeyi iade etti: Evladım, bu şiirde mavi renk değil, hâletiruhiyedir; boya kataloğuyla müdahale edemezsin! Ardından Jüpiter’e vals ruhsatı soruldu. Cevap gelmeyince dansın kaçak olduğuna karar verildi.

Ozan Çiçeklioğlu Köşesi

Köşeye Hüzzamcı Hüsamettin yerleştirildi. Adam şiirin ilk bölümünü okuyunca keman istemiş, keman verilince çalamadığı anlaşılmış, bunun üzerine yayı eline alıp hüzünlü görünmekle yetinmişti. Oysa şiirin başlangıcında ses ile sessizlik güzel bir karşıtlık kuruyor: Gece sessiz fakat hüzzam bir şarkı gibi; notalar arşa yayılıyor fakat sonunda gece yine lâl oluyor. Pakize Sultan burada hüznü anlatmak yerine işittirmeye çalışıyor. Hüsamettin Lâl olan gece nasıl şarkı söylüyor? diye sorunca RUSAMER heyeti meseleyi açıkladı: Şiirde bazı sessizlikler konuşmaktan daha gürültülüdür. Hüsamettin sustu. İlk defa şiire faydası dokundu.

Âşık Feymani Köşesi

Buraya Seyyareci Saffet alındı. Dolunayın yanı başındaki şimal yıldızını görünce pusulasını çıkardı, Jüpiter’in valsine gelince dans ayakkabısı istedi. Kendisine RUSAMER’in rasathane değil edebiyat merkezi olduğu hatırlatıldı. Bu bölümde gökyüzü astronomik gerçekliğinden çıkarılıp şairin iç dünyasının sahnesine dönüşüyor. Dolunay, şimal yıldızı, Jüpiter ve mavi gökyüzü birbirinden bağımsız süsler değil; hüznün yukarıya yansıtılmış parçaları. Ancak burada küçük bir edebî ikazımız da var: Göksel unsurlar peş peşe çoğaldıkça şiirin odağı zaman zaman dağılıyor. Saffet bütün gezegenleri şiire çağırmaya kalkınca kapıda durduruldu: Satürn evine dönsün; bu gece kadro dolu!

Ozan Avanoğlu Köşesi

Köşenin yeni sakini Müjgancı Münir, müjganın kirpik anlamına geldiğini öğrenince bütün gece insanların gözlerine bakmaya başladı ve derhâl uyarı aldı. Müjganlardan akan yaş’a takıldı gönlüm dizesiyle şiir gökyüzünden insana dönüyor; yıldızların ışığı gözyaşıyla buluşuyor. Ardından gelen Gökteki yıldızları indirdim bu gece senin için sözü ise şiirin duygusal merkezlerinden biri. Fakat anne kucağında uyuyan bebek, peri, dağların şahikaları, ipe çekilmiş güneşler derken imgeler yeniden sıklaşıyor. Münir hepsini tek tutanağa geçirmeye çalışınca Kalburabastî Efendi kalemi elinden aldı: Evladım, Pakize Sultan gökyüzünü boş bırakmamış; sen bari kâğıtta biraz boşluk bırak!

Mağdumkulu Köşesi

Son köşeye Lâl Lütfi gönderildi. İsmi gereği konuşmaması bekleniyordu fakat adam şiirin başından sonuna kadar konuştu; böylece RUSAMER tarihinde ilk defa adıyla davranışı birbirini tutmayan bir sakin kayda geçti. Lütfi özellikle Sevdalanmış lâl şiirlere mavi bir dünyanın ortasından bakarsın dizesinde durdu. Çünkü burada şiirin temel sözcükleri birleşiyor: lâllik, sevda ve mavi. Sonundaki Al sana hediyem bu hüzzam faslı yıldızlar ise bütün göksel manzarayı sevilen kişiye sunulan bir armağana dönüştürüyor. Lütfi yıldızları teslim almak isteyince kendisine imza karşılığı yalnız şiir verildi. Gökyüzü RUSAMER demirbaşında kaldı.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Pakize Sultan Özbaş’ın LÂL YILDIZLAR şiiri, gecenin sessizliğini hüzzam makamının hüznüyle birleştiren, müzikle gökyüzünü aynı duygu alanında buluşturan serbest bir şiir. Gecenin sessizliği hüzzam şarkı gibiydi güçlü bir açılış; Lâl oldu gece ise şiirin başlığını taşıyan güzel bir merkez. Şimal yıldızı, Jüpiter, dolunay, mavi, müjgan, peri, yıldız ve güneş imgeleri şiire masalsı bir atmosfer kazandırıyor. Fakat burada Pakize Sultan’a torpil yok: İmge bolluğu kimi yerlerde şiirin nefesini daraltıyor; bazı geçişler de anlam bakımından daha sıkı kurulabilirdi. Özellikle son bölüm biraz ayıklansa hüzzam duygusu daha berrak duyulabilir. Buna karşılık şiirin kendine özgü tarafı açık: Geceyi seyreden birini değil, kendi hüznünü gökyüzüne yansıtarak oradan yıldız biçiminde geri toplayan bir ruhu anlatıyor. Beş yıl önce yazılmış olmasına rağmen şiirin taşıdığı gece hüznü eskimemiş; belli ki RUSAMER arşivinde yıldızların son kullanma tarihi bulunmuyor.

Bazı yıldızlar gökyüzünde parlar; bazıları insanın sustuğu yerde.

Hüzün hüzzama dönüştüğünde gece susar, gönül kendi faslını çalmaya başlar.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
12.4.2026 00:30:59
5 puan verdi
Bu şiir, geceyle kurulan duygusal ve estetik bir bağın zarif bir yansıması gibi. “Lâl” oluş, hem suskunluğu hem de derin bir iç yankıyı taşıyor; hüzzam makamıyla birleşince hüzün neredeyse duyulur hâle gelmiş.

Gökyüzü imgeleri—ay, yıldızlar, Jüpiter—şiire masalsı bir derinlik katarken, içteki kırılganlık ve özlem bu görselliğin altında ince ince akıyor. Özellikle “gökteki yıldızları indirdim bu gece senin için” dizesi, sevginin naif ama güçlü ifadesi olmuş.

“Gece susar ama yıldızlar konuşur; her biri kalbin sakladığı bir duanın ışığı olur. Ve insan en çok, söyleyemediklerinde derinleşir.”

Zarif ve duygusu ince işlenmiş bir eser olmuş.
Yüreğinize sağlık değerli şairem. Harika bir eser olmuş. Beğenerek okudum. Selam ve sevgilerimle.
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
12.4.2026 00:30:48
5 puan verdi
Bu şiir, geceyle kurulan duygusal ve estetik bir bağın zarif bir yansıması gibi. “Lâl” oluş, hem suskunluğu hem de derin bir iç yankıyı taşıyor; hüzzam makamıyla birleşince hüzün neredeyse duyulur hâle gelmiş.

Gökyüzü imgeleri—ay, yıldızlar, Jüpiter—şiire masalsı bir derinlik katarken, içteki kırılganlık ve özlem bu görselliğin altında ince ince akıyor. Özellikle “gökteki yıldızları indirdim bu gece senin için” dizesi, sevginin naif ama güçlü ifadesi olmuş.

“Gece susar ama yıldızlar konuşur; her biri kalbin sakladığı bir duanın ışığı olur. Ve insan en çok, söyleyemediklerinde derinleşir.”

Zarif ve duygusu ince işlenmiş bir eser olmuş.
Yüreğinize sağlık değerli şairem. Harika bir eser olmuş. Beğenerek okudum. Selam ve sevgilerimle.
Etkili Yorum
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
12.4.2026 00:30:26
5 puan verdi
Bu şiir, geceyle kurulan duygusal ve estetik bir bağın zarif bir yansıması gibi. “Lâl” oluş, hem suskunluğu hem de derin bir iç yankıyı taşıyor; hüzzam makamıyla birleşince hüzün neredeyse duyulur hâle gelmiş.

Gökyüzü imgeleri—ay, yıldızlar, Jüpiter—şiire masalsı bir derinlik katarken, içteki kırılganlık ve özlem bu görselliğin altında ince ince akıyor. Özellikle “gökteki yıldızları indirdim bu gece senin için” dizesi, sevginin naif ama güçlü ifadesi olmuş.

“Gece susar ama yıldızlar konuşur; her biri kalbin sakladığı bir duanın ışığı olur. Ve insan en çok, söyleyemediklerinde derinleşir.”

Zarif ve duygusu ince işlenmiş bir eser olmuş.
Yüreğinize sağlık değerli şairem. Harika bir eser olmuş. Beğenerek okudum. Selam ve sevgilerimle.
Etkili Yorum
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
12.4.2026 00:09:26
5 puan verdi
Eyvallah değerli kalem
Tat ve demini almış hoş ve de güzel bir eser
Biz de okuduk ve kutladık yazan yüreği ve o asil kalemini
Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal ve hoşça kal
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL