29
Yorum
43
Beğeni
5,0
Puan
893
Okunma

Bal şeker damlarken, gül dudağından,
Bu ara boş lâfa bandırıyorsun.
Ben, yaka silkeli çöl sıcağından,
Sen, yitik Leyla’yı andırıyorsun.
Bir gül de, sel olup aksın bu gârip,
Zincirle dertleri, çeksin bu gârip.
Sen dile, boynunu büksün bu gârip,
Sorgusuz, idâma gönderiyorsun.
Dizinde yatsam da, bitmez hasretin,
Gözümden kalkıp da gitmez sûretin.
Buğulu buluta nedir minnetin,
Zâten hep sağanak indiriyorsun.
Zânnınca, sen altın, ben ise bakır,
O gönül hanende yerim hep hâkir.
Suçluysam, suçumu yüzüme tükür
Dedikçe kabahât bindiriyorsun.
Bırak şu inadı, barışalım yâr!
Muhabbet bağına karışalım yâr!
Meramım, huzura erişelim yâr!
Dünyamı tersine döndürüyorsun.
GÖNÜL DOSTLARIMDAN
Gönül sarayımda soldu her çiçek
Gerçekler acıdır, düşlerse ürkek.
Seninle vuslata ermek mi gerek?
Yine de ateşi söndürüyorsun.. EBUZER ÖZKAN.. teşekkür ederim.
Kusurunu kalpte akladığım yâr
Yâr diye derdini kokladığım yâr
Gelecek diyerek beklediğim yâr
Hasret ateşiyle yandırıyorsun.. MURAT MERAL.. teşekkür ederim.
Yazıktır bana kan ekmek yiyorum
Kandil gibi yanıp ben eriyorum
Yokluğuna alışamadım diyorum
Hicran yaşatmaya sindiriyorsun.. ÖMER GÜNDOĞAN...teşekkür ederim.
Meşakkatli bu hayata yâr lazım
Tutuşmuş gönüle soğuk kar lazım
Bizim aşka alev lazım, har lazım
Yaktığım ateşi söndürüyorsun.. İSHAK ARAS.. teşekkür ederim.
Edebiyat defteri ailesine ve tüm şiirsever gönül dostlarıma teşekkürler ederim.
Kıymet veren gönül var olsun efendim.
5.0
100% (30)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.