0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
55
Okunma
Mana Yolcusu
Bir damlaydım, ummana karışmaya geldim,
Varlık hırkasını kapında soyunup geldim.
Nefsi rüzgâra verdim, külü savurdum,
"Ben" diyen dillerden, "Sen"e sığınmaya geldim.
Cihan bir gölge oyunudur, aslı sendedir,
Gözün gördüğü değil, gönlün duyduğu sendedir.
Yedi iklim gezsem de menzil yine kalptir,
Dışta değil, en derindeki "Hû" sendedir.
Ne mülke hevesim var, ne de tahta,
Aşkın ateşi yanar her bir sabahta.
Cenneti değil, Cemal’ini diler bu ruh,
Sırrın gizlidir o en sessiz ah’ta.
Kesretten geçip vahdet bağında açtım,
Dünya sarayından, yokluk şehrine kaçtım.
Lisanım sükût, kalbim ise bir kandil,
Nurundan bir zerre aldım, aleme saçtım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.