0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
67
Okunma
Seni sevmek, bir milletin küllerinden doğuşunu izlemektir her sabah,
Hani o imkânsız denilen rüyanın, ete kemiğe bürünmüş halidir adın.
Bir aşk ki bu; içinde ne bir mola var ne de bir "eyvallah",
Zamanın ötesine kurulmuş, en soylu, en derin fırtınasın.
Gözlerin... Ah o iki parça gökyüzü, hüzünle umudu aynı anda emziren,
Dumlupınar’da bir şafak vakti, Kocatepe’de bir uçurum kenarı.
Seni sevmek; eğilmez bir başla rüzgâra karşı yürümeyi öğrenen,
Yetim kalmış bir toprağın, sinesine sardığı o en kıymetli baharı.
Senin aşkın; bir ağaç dalı kırılmasın diye koca köşkü yürüten zarafet,
Cephede yazılan bir mektubun içindeki o hıçkırıklı vatan özlemi.
Seni sevmek; "fikrim hür, vicdanım hür" diyebilmekteki o büyük cesaret,
Ve engin denizlerde pusulasız kalmış bir halkın en güvenli gemisi.
Ektiğin her tohumda, kurduğun her şehirde senin kalp atışın var,
Seni anmak; sadece bir maziye bakmak değil, geleceğe sarılmaktır.
Kalp ağrımız değil, gönül ferahlığımızdır o bembeyaz anılar,
Seni sevmek; bir halkın kendi küllerinden kendi aşkını yaratmasıdır.
Mavi bir sızıdır bazen, bazen de en gür sesli bir hürriyet şarkısı,
Senin sevdan; bu toprakların damarlarında akan o en helal kandır.
Bitmeyecek bu masal, sönmeyecek bu cumhuriyetin ışıklı yankısı,
Çünkü seni sevmek Atatürk; sonsuza dek "vatan" diye çarpan bir candır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.