1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
75
Okunma
Âlem İçinde Âlem
Bir rüyaymış vuslatın, uyandım ki dert imiş,
Bakışın bu gönlüme mübarek bir vird imiş.
Gözlerinle bakınca bu kesret âlemine,
Gördüğüm her zerrede yüzün müstetir imiş.
Suskunluğun bir sırr-ı hikmet, çekip gidişin nâz,
Cihan sensiz bir hiçmiş, her şey sönük ve mecaz.
Boş verdim rüyalara, lakin mühürdür izin,
Seni sevmek bu canda ezelden bir imtiyaz.
Bu nasıl bir devrandır, iç içe geçmiş cihan?
Ötelerden öteye yol bulur ruh-ı revan.
Beden bir köhne çuval, ruh ise bir seyyah-ı can,
Galaksiler raks eyler, durmaz döner bu devran.
Zümrüd-ü Anka gibi sığındım sinesine,
Kaf Dağı’nın sırrına, aşkın o lübbesine.
Kâinat bir noktadır parmak ucunda senin,
Ermişim hayretinin o mukaddes sesine.
Gâh buradayım bizzat, gâh bilmediğim yerde,
Bir tanıdık ruh eşlik eder her türlü derde.
Secdegâhın katında bir miraç hali bu can,
Gözlerinle görürüm, kalkınca kalpte perde.
Saçlarımı okşayan elin rahmet-i Yezdan,
Götür beni gittiğin o menzile ey Sultan!
Senden gayrı ne varsa haramdır bu ömüre,
Sensizlik karanlıktır, seninledir bu ihsan.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.