0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
30
Okunma
İnsan hiç özler mi göremediği gözleri
ya da sevebilir mi duyamadığı sesi okşayamadığı saçların esiri düşebilir mi?
Olabilir mi tanamadığı bir kadın, çocuksu gülüşlerinin sebebi?
Yok deme öle yukardan bakıp olamaz diye?
Sen nerden bileceksin tutamadığın ellerin şifasını.
Gülerken kısılan gözlerin büyüsüne sen hiç kapılmadın ki sen onu tanımadın ki.
Tanısan anlardın beni.
Ama o zamanda ben kıskanırdım onu.
Deme görmediğini kıskanmak nedir diye.
Sen görmediğin birini hiç sevmedin ki.
Bu zamana kadar ne sesinin huzurunu duyabildim ne yüzünün masumluğuna şahit olabildim.
Ama ben onun yüreğini sevdim.
Onun küçücük yüreğindeki kocaman sevgiyi hissettim.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur deme.
Ben görmeyen gözlerle onun içindeki merhameti masumiyeti gördüm.
Sessiz gülüşlerinin nasıl baharı getirdiğine şahit oldum.
Papatyalardaki falın yalan olduğunu onun kalbindeki sevgiyi hissettiğimde öğrendim meselA.
Sevgi bir çiceğin yapraklarına bırakılmayacak kadar kutsal bir duygu olduğunu kalbindeki beni görünce yüreğimde hissettim.
Ölümün sadece fiziksel bir gercek olduğunun ötesinde duygusal olarakta yaşanabileceğini onun üzgün olduğunda öldüğümü hissettiğimde anlayabildim.
Çok şey öğrendim bildiğim sandığım ama askında hiç duymadığım görmediğim hissetmediğim bilmediğim ne kadar cok sey olduğunu onu tanıyınca öğrendim.
Kim bilir belki bir gün görmekte nasip olur sevgimize karsılık almakta.
O gözlerin gözlerime değdiğine şahit olmakta.
Belki de ellerini avuçlarımın içinde ısıtmakta.
kim bilir öperim o hayalini kurduğum dudaklardan.
Ya da böle yasanmamıs bir sevda son bulur kutsallık makamında.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.