0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
82
Okunma
Kaynadı kazanlar, çekildi bulgur,
Tabağa serildi, gönüller huzur.
Kaşığı daldırdım, niyetim yudur,
Lakin o pusuda bekleyen taştır.
"Çat" diye bir ses duyuldu derinden,
Yerinden oynadı dişim yerinden.
Gözümü kaldı yoksa ayıklarken,
Düştük yine en sert tuzaklara.
Görünmez pusuda, sarıdır rengi,
Sanki her taneyle kurmuş bir dengi.
Dişçinin koltuğu göründü haydi,
Kurtuluş yok mudur bu dertli suçtan?
Anam ayıklarken türkü mü yaktı?
Yoksa o taşı mı gözunden kaçtı?
Emeğe saygımız sonsuzdur hani,
Lakin bu taşlarda bitmiyor hiddet.
Sofranın baş tacı, pilavın hası,
İçinde saklıdır dişin yarası.
Her lokma bir korku, her kaşık tadı,
İnsan bu taşlarla acep ne eder?
Yine de vazgeçmem senden ey aşım,
Varsın ağrısın şu dertli başım.
Suyu bol olsun, tereyağı aksın,
Taşlar tabağın dibinde kalsın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.