2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Dün akşam
şehrin pabucu yarım sokaklarında yürüyerek
cesaret topladım.
Omuzlarım
yükünü denize bırakmış bir gemi gibi
bir kıyıdan ötekine
hafif bir gururla salınıyordu.
Sonra
herkesin bir yerlere yetişme telaşı
düştü aklıma.
Benim sana,
senin yokluğuna
durmadan konuşan iç sesim…
Birden
en yüksek yerinden kalbimin
dedim ki:
Çıkalım.
Biz olanın ışığına,
sevginin gün yüzüne.
İnce bir yol evet
aşka çıkan yollar hep incedir.
Ama yine de geniştir
kendi korkusunu sırtında taşıyan yol.
Ve sen…
seninle öğrenir kalp
sevilmenin dilini.
Özlemin
burnumda tüten bir duman.
Bazen saklanmak gerekir
yenilmiş korkuların
boşaltılmış savaş alanlarında.
Gitmeler
bir kalbin sırtına vebalini yüklerken
ağır bir insan kalabalığı iner içime.
İşte seni özlemek
tam da böyle bir şeydir.
Kendi ellerimle
kendi sessizliğimde boğduğum bir anla
sınarım kendimi
saatler öncesinden.
Ve içimde
kimsenin bilmediği bir meydan var:
sen gittikçe kalabalıklaşan,
ben sustukça büyüyen...
Özlemin
yürümeye tutunmuş bir bahaneydi yalnız.
Şehrin ayıbını örten karanlığa bakıyordum;
başka türlü söylersem
sen zaten
aklımın gizli sokaklarında oturuyordun.
11-03-2026
İST ZARALICAN
5.0
100% (6)