4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
Kalem
Kaderimi yazan kalem,
Neden yazdın bunca elem?
Hiçbirine yoktur merhem,
Acıman yok mudur senin?
Arsız, hırsızlar hep zengin,
Bana mı tuttun lan hep kin?
Ben satmadım ki kul’la, din,
Acıman yok mudur senin?
Doğru oldum, sevilmedim,
Bu nasıl iş, ben bilmedim.
Yaş elli sekiz, gülmedim,
Acıman yok mudur senin?
İt’e it dedim, it it’tir,
Namuslu olan yiğittir.
Arslan’a dediler sittir,
Acıman yok mudur senin?
Haram yiyenler çok rahat,
Helal yiyen sanki gavat.
Söyle lan, bu nasıl fıtrat?
Acıman yok mudur senin?
Doğalı ezgin Kul Yorgun,
Vurdun çeşit çeşit vurgun.
Yıkıla oy, soyun sopun,
Acıman yok mudur senin?
Gazi Şahin
Kul Yorgun
Ben, 58 yıllık ömrümde doğruluktan, dürüstlükten, kul hakkından bir an olsun vazgeçmedim. Ama ne oldu? Hep vuruldum, hep ezildim, bir kere olsun içten içe gülmedim. Bu kaleme, bu kadere soruyorum: Neden yazdın bunca acıyı? Neden merhametin yok? Neden acımasızsın?
Dünyada arsızlar, hırsızlar köşeyi dönüyor, zenginlik onların payına düşüyor. Helal kazanan hor görülüyor, sanki gavatmış gibi bakılıyor. Ben kul hakkı yemedim, dinimi satmadım, vicdanımı kirletmedim; ama bana mı kin tuttun ey kader? Bu nasıl fıtrat, bu nasıl düzen?
Doğru oldum, sevilmedim. Namuslu oldum, yiğit oldum; ama arslana “sittir” dediler, ite bey dediler. Yaş 58 oldu, hâlâ gülmedim. Doğduğumdan beri ezildim, vurgun üstüne vurgun yedim.
Bu şiir işte o isyanın ta kendisi. Adaletsizliğe, sahtekârlığa, haram yiyenlerin rahatlığına karşı bir haykırış. Ama aynı zamanda kendimle yüzleşme. Yorgunluk var, usanmışlık var, en çok da yalnızlık var… Ama eğilmedim, dimdik durdum, hâlâ duruyorum.
Öfkem sert, dilim sokak gibi, “lan”, “sittir” dedim çünkü acı çıplak olmalı, süslü değil. Bu şiir benim önceki dertlerimin, “yorgunluk var, bıkkınlık var” diye döktüğüm sözlerin daha öfkeli, daha doğrudan hali. Kaderle hesaplaşıyorum, kaleme sitem ediyorum.
😞🙏🙏🙏
5.0
100% (5)