2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
83
Okunma

AŞK NEDİR - 5 - devam…
5.
Ferhat’tır delerken kayayı, taşı,
Allah rızasıdır her şeyin başı,
Ummandan büyüktür gözdeki yaşı
Aşk nedir diyene sil de gör deriz.
Bu dörtlük, aşkın derin, manevi ve fedakar yönlerini vurgulayan bir metin olarak dikkat çeker. Aşkı açıklarken kullanılan imgeler, hem edebi bir güzellik taşır hem de tasavvufî bir bakış açısını yansıtır. Şimdi bu dörtlüğü kültür, sanat, eğitim, edebiyat ve tasavvuf açısından inceleyelim.
Tasavvuf düşüncesinde aşk, insanın iç dünyasını dönüştüren bir yolculuk olarak görülür. Bu yolculuk, yalnızca duygusal bir tecrübe değil; aynı zamanda varoluşsal, ahlaki ve manevi bir eğitim sürecidir.
“İnsan Bu Meçhul” kitabının yazarı Doktor Alexis Carrel, eserinde insanın bedensel dışındaki yani uzaya doğru olan bilgilerimiz, insanın ruh ve iç alemine doğru olan araştırma ve bilgilerden kat be kat çok fazladır. İnsanın iç alemini pek fazla bilmiyoruz diye ifade etmiştir.
Daha önce ele alınan “olmak, gelmek, bilmek ve kalmak” merhaleleri, insanın hakikate doğru ilerleyişini temsil eder. Bu dörtlük ise aşkın bir başka yönünü, yani arınma ve fedakârlık boyutunu ortaya koyar.
İbrahim Helvacı, Filozof Nohutçu’ya “Aşk Nedir?” diye sorduğu soruya bu dörtlükte bir başka açıdan verdiğimiz cevapta, tasavvufî aşkın sabır, rıza ve gözyaşıyla yoğrulan yönünü anlattık.
Ferhat’tır delerken kayayı, taşı,
Allah rızasıdır her şeyin başı,
Ummandan büyüktür gözdeki yaşı
Aşk nedir diyene sil de gör deriz.
Bu dizelerde aşk; sabır, ilahi rıza ve kalbin arınması üzerinden açıklanır. “Silmek” fiili, burada sadece gözyaşını silmek değil; aynı zamanda gönlü arındırmak anlamına gelir.
Türk kültüründe aşk, tarih boyunca hem dünyevi hem de manevi anlamlar taşımıştır. Bu dörtlük de, aşkın fedakarlık ve sabır gerektiren bir yolculuk olduğunu ifade eder.
Ferhat, Türk halk ve Fars (İran) edebiyatında aşk uğruna büyük fedakarlıklar yapan bir destan ve şiir kahramandır. Bizim Ferhat’ın, Şirin’e kavuşabilmek uğruna Amasya şehrine dağdaki suyu indirmek için kaya delmesi, aşk uğruna yapılan en büyük fedakarlıklardan biridir. Bu, kültürel olarak aşkın her türlü zorluğa göğüs gerecek bir güç olduğunu simgeler. Edebiyat, aşkı sadece güzel bir duygu olarak değil, aynı zamanda bir mücadelenin ve yolculuğun parçası olarak da işler.
Sanatsal bir açıdan bakıldığında, Ferhat’ın kaya delme metaforu, aşk uğruna gösterilen büyük çabayı, hatta fedakarlığı anlatılıyor ve bir çaba ve emeğin karşılığında aşkın ne kadar derin bir şey olduğunu anlatmak için benzetmeler kullanılıyor. Bu dizedeki kaya, zorlukları ve engelleri yani nefs terbiyesindeki zorlukları, engelleri, heva ve hevesleri simgeler, bu da İlahi aşka ulaşabilmek için önünde engellerin bile aşılabileceğini vurgular.
“Ferhat’tır delerken kayayı, taşı” dizesi, Türk ve İran edebiyatında meşhur olan Ferhat ile Şirin hikâyesine telmihte bulunur. Ferhat, sevgilisine kavuşmak için dağı delen bir aşık olarak sembolleşmiştir. Şair burada, gerçek aşıkların da Ferhat gibi sabırlı ve kararlı olması gerektiğini ima eder.
Telmih (hatırlatma - ima), geçmişteki meşhur bir olaya, kişiye, kıssaya, inanca veya atasözüne söz arasında işaret veya ima ederek okuyucunun / dinleyicinin zihninde o konuyu canlandırma sanatıdır. Bir örnek olarak “Ferhat İle Şirin” mazmun hikayesinden -destanından şu dörtlüğü verebiliriz.
“Gönlünü Şirin’in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca
O hızla dağları Ferhat yarınca
(Ferhat ile Şirin hikâyesine telmih).
Tasavvufî bakış açısına göre, Ferhat’ın kayayı delmesi, insanın aşk uğruna kendi ego ve dünyevi arzularını aşması anlamına gelir. Aşk, Allah’a duyulan sevgidir ve bu sevgi uğruna her türlü zorluk ve engel aşılabilir. Tasavvufta, aşk Allah’a duyulan en büyük sevgidir ve bu sevgi her türlü engeli aşmaya yetecek kadar güçlüdür.
Bu ifade, İslam kültüründe aşkın, Allah’a duyulan sevgi ve rızaya dayanması gerektiğini anlatır. Aşk, sadece dünyevi bir arzu veya duygusal bir bağ değildir; manevi bir bağdır, bir insanın Allah’a olan sevgisiyle özdeşleşmiştir. Bu da aşkın kültürel ve dini yönünü vurgular.
Aşk, yalnızca insanlar arasında değil, aynı zamanda insanın Allah ile olan ilişkisinde de derin bir anlam taşır. Bu dize, edebi bir bakış açısıyla aşkın sadece fiziksel bir bağ değil, bir manevi bağ olduğunu vurgular. Bu, aşkı daha derin bir anlamda ele alır.
“Allah rızasıdır her şeyin başı” dizesi, aşkın nihai amacını açıkça ifade eder. Tasavvufta yapılan her işin değeri, niyetle ölçülür. İlahi rıza olmadan yapılan fedakârlıklar eksik kalır. Bu bağlamda aşk, sadece beşerî bir sevgi değil; ilahi rızaya yönelen bir bilinçtir.
Tasavvufun temel ilkelerinden biri, aşkın Allah’a duyulan sevgi olduğudur. Burada, aşkın her şeyin temel kaynağı olan Allah rızasıyla ilgili olması vurgulanır. Aşk, sadece bir duygusal bağlılık değil, bir manevi yolculuktur. Bu, tasavvufi bir aşk anlayışıdır; aşk, Allah’a duyulan bir sevgidir ve bu sevgi her şeyin ötesindedir.
Aşkın büyüklüğünü anlatan bu dize, gözdeki yaşın ummandan büyük olabileceği kadar derin bir sevdanın varlığını ifade eder. Türk halk edebiyatında gözyaşı, aşkın bir simgesi olarak sıkça kullanılır. Burada, gözdeki yaş, aşkın derinliğini ve yoğunluğunu temsil eder. Bu dörtlük, kültürel olarak aşkın, sevdanın hem dünyevi hem de ilahi bir yönü olduğunu, fedakarlık ve sabırla birleştiğini gösterir.
Gözyaşı, sanat tarihinde çok güçlü bir semboldür. Aşkın içindeki acıyı, fedakarlığı ve bağlılığı anlatmak için “gözden akan yaş” kullanılır. “Ummandan büyük” ifadesi, gözyaşlarının ne kadar büyük, derin ve engin olduğunu anlatır.
Bu, sanatın “derinlik” ve “duygu yoğunluğu” taşıma yeteneğini gösterir. Edebi olarak bu dörtlük, aşkı hem bir yüce duygu hem de bir mücadele olarak işler, insanların bu duyguyu anlaması ve yaşaması için yoğun imgeler kullanır.
“Ummandan büyüktür gözdeki yaşı” dizesi, hiperbol (abartma sanatı) kullanılarak oluşturulmuştur. Gözyaşı, bir okyanustan daha büyük gösterilmiştir. Bu abartı, aşkın duygusal yoğunluğunu ifade eder. Ancak burada gözyaşı sadece hüzün değil; aynı zamanda arınma ve samimiyetin sembolüdür.
Gözyaşı, aşkın acısını ve özlemini anlatan güçlü bir imgedir. Edebiyat, bazen en basit imgelerle derin duyguları aktarabilir. Burada gözyaşı, aşkın acısının büyüklüğünü simgeler ve edebiyatın duygusal yoğunluğu nasıl yaratabileceğini gösterir.
Tasavvufta gözyaşı, aşkın acısını, Allah’a duyulan özlemi ve insanın ruhsal yolculuğunu simgeler. Gözdeki yaş, insanın Allah’a olan aşkından kaynaklanan bir hali ifade eder.
Ummandan büyük gözyaşı, ilahi aşka olan özlemin büyüklüğünü ve derinliğini simgeler. Tasavvufi bir bakış açısına göre, bu tür bir aşk, dünyanın tüm denizlerinden daha derin ve daha büyük bir sevgidir.
Dörtlükte “taşı başı, yaşı” kelimeleri arasında güçlü bir uyak ilişkisi vardır. Bu kafiye -aş, sesleri olarak iki harfin benzemesinden dolayı tam uyak, -ı harfi de üç mısrada da her yönden geçen ismin -i hali (akkusativ) olarak rediftir. Bu şiirin akıcılığını ve ritmini artıran sert sessiz olan -ş harfinin tekrar söylenmesidir.
Aynı zamanda anlam bakımından da bir ilerleme görülür: Taş; maddi engel, baş, değer ve ilke, yaş, duygusal yoğunluk anlamına gelir. Bu üç aşama, dış dünyadan iç dünyaya doğru bir geçiş oluşturur.
Sanat ve edebiyat, soyut duyguları somutlaştırır ve estetik anlamlar meydana getirir ve insanın içsel dünyasını, duygularını ve fikirlerini derinlemesine işler. Bu dörtlük, edebi bir bakış açısıyla aşkın çeşitli yönlerini yansıtırken; gücünü ve derinliğini sanatsal bir dil ile işler.
Tasavvufta aşk, sabırla yürütülen bir yoldur. Ferhat’ın dağı delmesi, bu sabrın sembolüdür. Hakikate ulaşmak isteyen kişi de nefsin taşlarını delmek zorundadır. Ferhat’ın dağı delmesi, tasavvufî yorumda şu anlama gelir: Nefs engellerini aşarak kalbin üzerindeki perdeleri kaldırıp hakikate ulaşmaktır.
“Gözyaşı yaşı” ifadesi, tasavvuf geleneğinde önemli bir semboldür. Gözyaşı, kalbin yumuşamasını ve nefsin kırılmasını temsil eder. Mutasavvıflar, samimi gözyaşının kalbi temizleyip arındırdığını söylemişlerdir. Çünkü gözyaşı, insanın kendi aczini ve ilahi büyüklüğü idrak ettiği anlarda ortaya çıkar.
Tasavvuf, aşkı ilahi bir sevgi ve Allah ile bir olma arayışı (vahdeti vücut) olarak tanımlar. Bu dörtlük, tasavvufi anlamda, aşkın derinliğini ve Allah’a duyulan sevginin saf halini yansıtır.
“Aşk nedir diyene sil de gör deriz” ifadesi, birkaç anlam katmanına sahiptir: Gözyaşını silmek, sabır ve tevekkül, “kalbi silmek”, kin, kibir ve nefsî arzuları temizlemek. Geçmişi silmek, hataları geride bırakmak ve affetmektir. Bu nedenle “silmek”, tasavvuf yolunda arınmayı temsil eder.
Bu dörtlük güçlü bir ahlaki mesaj içerir. “Sabır ve azim” Ferhat örneği, zorluklar karşısında vazgeçmemeyi öğretir. Aşk, kolay bir yol değildir; emek ve sabır gerektirir.
“Allah rızasıdır her şeyin başı” ifadesi, niyetin bütün davranışların temelini oluşturduğunu vurgular. Gözyaşı, insanın içtenliğinin işaretidir. Gerçek aşk gösterişten uzak, samimi bir duygudur. “Silmek”, insanın hatalarından arınmasını ve yeni bir başlangıç yapmasını temsil eder.
Bu dörtlük, aşkın sadece dünyevi bir duygu değil, aynı zamanda manevi bir yolculuk olduğunu anlatan derin bir anlam taşır ve tasavvufî aşkın sabır, arınma ve ilahi rıza boyutlarını ortaya koyar.
Şair, aşkı sadece duygusal bir coşku olarak değil; fedakârlık ve içsel temizlik gerektiren bir yol olarak tasvir eder. Kültürel, sanat, edebiyat ve tasavvuf açısından incelendiğinde, aşkın fedakarlık, sabır, ilahi sevgi ve manevi derinlik ile teslimiyet bağlantılı olduğu anlaşılır.
Ferhat’ın kayayı delmesi gibi metaforlar, aşkın zorlayıcı ve aşıkların engeller karşısındaki azmini simgeler. İlahi rıza, bu yolculuğun nihai amacıdır. Gözyaşının yüce bir duygu olduğunu, gözdeki yaş ise aşkın acısını ve özlemini simgeler.
Tasavvufi anlamda ise aşk, Allah’a duyulan saf sevgi ve bu sevgi uğruna her türlü zorluğun aşılabileceği bir yolculuk olarak görülür.
Sonuç olarak aşk, sabırla yürütülen ve kalbin temizliği ile olgunlaşan bir hakikat yoludur. Bu nedenle şair, aşkın tanımını sözle yapmaz; onu yaşamak ve arınmak gerektiğini söyler:
Aşk nedir diyene sil de gör deriz.
Halil GÜLEL
Düsseldorf / 2026
(Aşk Nedir Diyene Ol da Gör Deriz)
NOT :
(Aşk Nedir Diyene Ol da Gör Deriz seri yazısı 12 bölüm olarak her gün bir yeni bölüm ile devam edecektir)
5.0
100% (2)