35
Yorum
49
Beğeni
5,0
Puan
335
Okunma
Cennet nerede?
Bir mazlumun başını okşayan
titrek ama merhamet dolu ellerde.
Açlığın kıyısında dolaşırken hayat,
çaresizliğin soğuk duvarlarına çarparken umut,
görünmez bir el gibi
yüreğiyle dokunanlarda.
Cennet nerede?
Bir ananın merhametinde…
Yavrularına kol kanat geren,
gecenin karanlığında bile
onların üstünü örten
o ince, o kırılgan, o yüce yürekte.
Cennet…
Evet, anaların ayaklarının altında.
Bir babanın yorgunluğunda,
helal rızkın peşinde geçen ömründe.
Akşam olunca eve dönerken
omuzlarında dünyanın yükünü taşıyan
ama yüzünde yine de umut saklayan
o sessiz adamlarda.
Cennet nerede?
Gözü dönmüş bir öfke sana saldırırken
hakaretler rüzgâr gibi savrulurken
sakin kalabilen,
onurundan vazgeçmeyen
o yüce gönüllerde.
Cennet bu dünyada bazen.
Mazlumun yanında duranlarda,
mazlumun gönlünde,
mazlumun bakışlarında saklı
o kırık ama tertemiz yüreklerde.
Zulme sessiz kalmayanlarda,
haksızlığa boyun eğmeyenlerde,
doğrunun izini sürenlerde
ve sahtekârlığın karşısında
dimdik duranlarda.
Cennet nerede?
Belki bir dua kadar yakın,
belki bir gözyaşı kadar sessiz.
Cennet nerede?
Elbette Cenab-ı Allah’ın yazdığı kaderde.
Ama aynı zamanda
doğruyu gösteren kitapların
işaret ettiği yolda.
Cennet,
kutsal ruhlarda.
Kutsal gönüllerde.
Cennet,
Allah’a ibadet eden kullarda.
İbadetini yerine getirip
kibirden uzak duranlarda.
Gösterişten, riyadan uzak,
sadece Allah için eğilen başlarda.
Sessiz secdelerde,
içten edilen dualarda.
Ve belki de en çok
kalbi temiz kalanlarda.
Çünkü cennet bazen
bir merhamet bakışında,
bazen bir yetimin gülüşünde,
bazen de
hiç kimse görmezken yapılan
küçücük bir iyilikte saklıdır.
Cennet nerede diye sorarsan yine—
arayacaksan çok uzaklarda arama.
Cennet,
iyiliğin olduğu yerde.
Merhametin olduğu yerde.
Allah’ın adının
samimiyetle anıldığı yerde.
Cennet…
İşte tam da buralarda.
ALİ RIZA COŞKUN ©
5.0
100% (42)