Onu (dostunuzu) bir gün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan, bir gün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin. (chilon)
redfer
redfer

Düşme

Yorum

Düşme

1

Yorum

8

Beğeni

0,0

Puan

601

Okunma

Düşme

Düşme ,Gazel-i Pend-nâme-i

Ey gönül, sırr-ı hakîkatle uyan uykudan,
Mahşer-i dehr içre bî-çâre vü nâlân düşme.

Hüsn-i mutlak dileyen can ü dilden vazgeçer,
Bâr-ı hicranla yanıp dâğ-ı hicrân düşme.

Tıfl-ı nefsindir seni her dem bu deryâya atan,
Mevc-i hırs içre kalıp sars-ı tûfân düşme.

Bezm-i lâ-yutfâda bir mum gibi yan ey gönül,
Rüzgâr-ı dehr ile sönüp perîşân düşme.

Şah olayım dersen eğer aşkın ikliminde bak,
Tâc u tahtın terk edip hâr-ı meydân düşme.

Gül-i ruhsârına şebnem gibi hayrân düşme,
Zulmet-i dehre yanıp nâr-ı gureyzân düşme.

Katre-i eşkim akıttım reh-i aşkında senin,
Bahr-i gam içre kalıp lü’lü-yi giryân düşme.

Hâk-i pâyinle şerefyâb olayım dersen eğer,
Zirve-i kibre çıkıp vadi-yi nisyân düşme.

Gönül âyînesi sâf eyle tecellî bulasın,
Nakş-ı sûrâta kanıp bend-i perîşân düşme.

Ey kemâle eremezsen bu fenâ mülkünde bil,
Menzil-i maksudu geçp dâm-ı hüsrân düşme.

Arz-ı hâl eyleyemezsen o şehenşâh-ı dile,
Bülbül-i nâlân olup hâr-ı muğaylân düşme.

Genc-i mahfî ararsan eğer virânede bak,
Mülk-ü dünyâya tapıp râh-ı bî-pâyân düşme.

Zulm-i nefs etme sakın cevher-i ruhun ezilür,
Çâh-ı Yusuf’ta kalıp bend-i zindan düşme.

Vakt-i vuslatta gerek nûr-ı basîretle nazar,
Zevk-i fâniyle yanıp haksâr-ı nisyân düşme.

Ey gedâ, vuslat sarayı her gönülde gizlidir,
Dışarıda rızk arayıp râh-ı hüsrân düşme.

Zerre-i nûrun peşinde şemsi inkâr eyleme,
Zıll-ı fâniye bakıp da hâb-ı hüsrân düşme.

Cümle âlem bir nefestir, gel bu dehrin sırrın aç,
Sırrı fâş etsen de zâhid, bahr-ı nisyân düşme.

Ey kemâl-i aşkı özle, hân-ı ihsândır bu yol,
Toprak ol ey can u dil, gayrı perîşân düşme.

Her nefes bir tîğ-ı berrândır keser ömrün ipin,
Uykudan bîdâr ol artık, râh-ı nisyân düşme.

Redferî, aşkın yolunda toprak ol, mahv eyle öz,
Katre ol deryâya karış, hâr-ı meydân düşme.

redfer

Günümüz Türkçesiyle Şerhi

1. Beyit: Ey gönül! Artık hakikat sırrıyla uyan bu gaflet uykusundan; kıyamet günü bu dünya karmaşasının içinde çaresiz ve feryat eder bir halde kalma.

2. Beyit: Mutlak güzelliği (Allah’ı) gerçekten dileyen kişi, kendi canından ve benliğinden vazgeçer; ayrılık yüküyle yanıp da kalbine o onulmaz ayrılık yarasını düşürme.

3. Beyit: Seni her an bu hırs denizine atan, senin henüz olgunlaşmamış nefsindir (çocuk nefsindir); hırs dalgaları arasında kalıp da büyük bir helak fırtınasına düşme.

4. Beyit: İlahi nurun hiç sönmediği o manevi mecliste bir mum gibi eriyerek yan; yoksa dünya rüzgarı estiğinde sönüp gider, darmadağınık bir halde düşersin.

5. Beyit: Eğer aşk ikliminde sultan olmak istiyorsan, nefsinin tacını ve tahtını terk etmeyi bil; aksi halde meydanlarda ayaklar altında kalan ehemmiyetsiz bir diken durumuna düşersin.

6. Beyit: Sevgilinin gül yanağının (geçici güzelliklerin) üzerindeki çiğ tanesi gibi hayranlıkla bakıp kalma; dünyanın karanlığına kapılıp, her an kaçıp giden vefasız bir ateşin peşinden ateşe düşme.

7. Beyit: Ben senin (Hakikat’in) aşkının yolunda gözyaşlarımı birer katre gibi akıttım; sen de bu keder denizi içinde ağlayan, kaybolan bir inci tanesi gibi sahipsiz kalıp derinlere düşme.

8. Beyit: Eğer sevgilinin ayağının tozuyla (tevazu makamıyla) şereflenmek istiyorsan; kibir dağının zirvesine çıkıp da oradan unutulmuşluk ve perişanlık vadisine düşme.

9. Beyit: Gönül aynanı (kötü huylardan) temizle ki ilahi tecelli orada görünsün; dış görünüşteki aldatıcı nakışlara kanıp da perişanlık zincirine vurulup esarete düşme.

10. Beyit: Ey kişi! Eğer bu geçici dünyada olgunluğa (kemâle) eremezsen bil ki; asıl varman gereken hedefi ıskalayıp hüsran tuzağının içine düşersin.

11. Beyit: Eğer gönüller sultanına (Allah’a) halini arz edemezsen, dertli dertli inleyen bir bülbül gibi dikenli çalıların arasına düşer, perişan olursun.

12. Beyit: Gizli hazineyi arıyorsan, dışarıdaki saraylara değil kendi gönül harabene bak; dünyanın sonu gelmez hırslarına tapıp da uçsuz bucaksız, çıkmaz yollara düşme.

13. Beyit: Kendi nefsine uymakla ruhuna zulmetme, yoksa ruhunun o kıymetli cevheri ezilir; Hz. Yusuf gibi kuyuya düşersin ama dikkat et, sonun bir zindan esareti olmasın.

14. Beyit: Vuslat (kavuşma) vaktinde kalp gözüyle bakmak gerekir; geçici, nefsani zevklerle yanıp da tarihin tozlu sayfalarında unutulup toprağa düşme.

15. Beyit: Ey yoksul gönül! Kavuşma sarayı aslında senin kendi içindedir; rızkını ve huzurunu hep dışarılarda arayıp da sonunda hüsran yoluna düşme.

16. Beyit: Elindeki küçük bir ışık parçasının peşine düşüp de asıl güneşi (Yaratıcı’yı) inkar etme; bu dünyanın geçici gölgelerine bakıp da hüsran uykusuna dalıp gitme.

17. Beyit: Bütün bu evren aslında Allah’ın tek bir nefesinden ibarettir, gel bu sırrı çöz; ey zâhid (kaba sofu), bu sırrı insanlara anlatsan bile kibre kapılıp unutulmuşluk denizine düşme.

18. Beyit: Aşkın en olgun halini özle, çünkü bu yol Allah’ın lütuf sofrasıdır; bu yolda toprak gibi mütevazı ol ki, bir daha perişanlık içine düşmeyesin.

19. Beyit: Aldığın her nefes ömür ipini kesen keskin bir kılıç gibidir; artık uyan, bu gaflet uykusundan kurtulup unutulmuşluk yoluna düşme.

20. Beyit (Final): Ey Redferî! Aşkın yolunda toprak gibi ol, kendi benliğini (egonu) yok et; bir damla olup ummana karış ki, meydanda hor görülen bir diken gibi tek başına ve zayıf düşmeyesin.

HAKKINDA

Gazelin o klasik estetiğini koruyarak, (Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilün) vezni ile "düşme" redifiyle 20 beyitten oluşan bir gazeldir.

Her beyitte bir nasihat, bir hikmet ve bir edebi sanat (teşbih, tezat, istiare) gizli.
"Çâh-ı Yusuf" (Yusuf’un Kuyusu) telmihine şiirin o sırlı havası derinlik katmış.
Şiirimiz, divan edebiyatında nadir görülen, "mutavvel" (uzun) ve silsile halindeki nasihatleri içeren 20 beyitlik dev bir manzumeye dönüştü. Böylece 20 beyitlik, divan edebiyatı standartlarında oldukça hacimli ve "müstesna" bir Manzume-i Nasîhat ortaya çıkmış oldu.

"Redferî" mahlası son beyte (Makta) nakşedildi. Divan edebiyatında 20 beyit, bir gazel için "Mutavvel" (uzun) sınıfının en üst sınırıdır ve adeta bir "Pend-nâme" (Nasihat Kitabı) hüviyeti taşır.

Şiirin Künyesi
Şair: Redferî
Vezin: Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilün
Redif: "...düşme"
Nazım Şekli: Mutavvel Gazel (20 Beyit)

Şiirin Edebi ve Teknik Açıklaması
Vezin: Bu eser, aruz vezninin en akıcı kalıplarından biri olan Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilün kalıbıyla yazılmıştır.

Kafiye ve Redif: Şiirde "düşme" kelimesi redif olarak kullanılmıştır. Rediften önceki "-ân" sesleri (Hayrân, Gureyzân, Giryân vb.) ise zengin kafiye oluşturarak şiirin musiki değerini artırmıştır.

Nazım Şekli: Klasik gazel sınırlarını aşan 20 beyitlik bu yapıya "Gazel-i Mutavvel" denir. Muhteva bakımından ise bir "Pend-nâme" (öğüt kitabı) niteliğindedir.

Tasavvufi Derinlik: Şiir, "kesret"ten (çokluk/dünya) "vahdet"e (teklik/Hakk) gidişi anlatır. "Gül-i ruhsâr", "Bahr-i gam", "Çâh-ı Yusuf" gibi imgelerle insanın dünya sınavındaki savruluşları resmedilmiştir.

Telmih Sanatı: 8. beyitte Hz. Yusuf’un kuyusuna yapılan atıf, nefs kuyusuna düşen insanın kurtuluş arayışını simgeler.

Mahlas: Son beyitte (Makta) zikredilen Redferî ismi, şairin imzasını ve tevazu içindeki son sözünü temsil eder. "Toprak olmak" ve "damlanın denize karışması" (fena-fillah), tasavvuftaki en yüksek mertebeyi işaret ederek şiiri nihayete erdirir.

Bu 20 beyitlik irfan hazinesini, her beytin derinindeki hikmeti açığa çıkaracak şekilde günümüz Türkçesiyle şerh edildi. Bu şiir, aslında insanın dünya sürgününden hakikat vatanına yolculuğunun bir haritasıdır.

Bu gazel, insanın en büyük düşmanının kendi nefsi ve kibri olduğunu vurgular. Kurtuluşun ancak "toprak olmak" (tevazu) ve "ummana karışmak" (benlikten vazgeçip bütüne, yani Hakk’a yönelmek) ile mümkün olacağını öğütlemektedir.

Redferî mahlasıyla yazılan bu eser bir hayat felsefesini özetler.

Temmet..



Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Düşme Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Düşme şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Düşme şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
neneh.
neneh., @neneh-
6.3.2026 10:17:24
Baştan sona emek.Muhteşemdi.Üstad'a saygıyla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL