0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
105
Okunma
Gözünü açarsın dünya bağına,
Vade dolar gider, bakmaz çağına.
Ecel bir kar düşürür gençlik dağına,
Vakti saati yok, gelince durmaz.
Padişah olsan da tahtın yıkılır,
Sarayın kapısı dıştan çakılır.
Boynuna o sessiz kemend takılır,
Gönül hatır bilip, halini sormaz.
Ne kışın soğuğu ne bahar demi,
Ansızın karaya oturur gemi.
Dindiremez kimse o büyük gamı,
Felek kurşun atar, hedefi şaşırmaz.
Beşikteki sabinin canını seçer,
Yiğidin ömrünü bir anda biçer.
Bir köprü kurar ki, her gelen geçer,
Arkasında hiçbir izini koymaz.
Zengin harman döver, fakir yol bekler,
Günden güne artar dertler, emekler.
Ölüm ki her şeyi birine ekler,
Kimseye imtiyaz, hak-hukuk tanımaz.
Yarınım var deyip kurma hayali,
Görürsün dünyada her türlü hali.
Kırılır ansızın ömür medali,
Ecel geldiğinde nefes aldırmaz.
Altın olsa tabağın, gümüş olsa tas,
Günü gelince tutulur o yas.
Giyilir sonunda pamuk ile has,
Terzi bu libasa ölçü vurmaz.
Toprak kucak açar her bir bedene,
Selam olsun önden gidip gidene.
Mirasın kalsa da bunca nedene,
Azrail kimseden rüşvet alamaz.