0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma
Zamanın omuzlarında yüzyıllar eskirken
imparatorluklar yıkılır, şehirler kül olurken
rüzgâr eski destanları taşırken dağların üzerinden
ben bir kalbin kapısında nöbet tutan
inatçı bir kader gibi
adını göğsümde taşıyan bir sancak gibi
benim ol istiyorum.
Denizler kabarıp kıyıları yuttuğunda
gök gürleyip yıldırımlar yeryüzünü yararken
insan korkuyla göğe baktığında
ben senin gözlerinde saklanan
bütün fırtınaları susturan liman
ve yorgun kalplerin sığındığı
son güvenli kıyı ol istiyorum.
Bir kartal nasıl ki
en yüksek uçurumdan bile korkmadan
göğü sahiplenerek süzülür
ben de kaderin bütün uçurumlarına karşı
adını kalkan yapan bir savaşçı gibi
yüreğini omuzlayan
sarsılmaz bir sadakatle
benim ol istiyorum.
Toprak binlerce yıl susar bazen
ama bir gün içinden
ormanlar fışkırır ansızın
işte öyle bir mucizeyle
senin hayatında
kuraklığın ortasında yükselen
ilk yeşil umut
ilk nefes
ilk bahar
benim ol istiyorum.
Bir şair bütün kelimeleri tükettiğinde
ve benzetmeler yetersiz kaldığında
dünya susar
çünkü bazı güzellikler
sadece yaşanır
anlatılamaz
ben de o anlatılamayan mucizenin içinde
adına adını ekleyen kader gibi
ol istiyorum.
Ve gün gelir
zaman yorulur
yıldızlar söner
geceler eskir
ama iki kalbin attığı bir yerde
evren yeniden kurulur
işte o yeniden kurulan dünyada
ilk nefes
ilk ışık
ilk gerçeğim
benim ol istiyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.