0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
106
Okunma
Nar Çiçeğimdin Sen Benim
Duru bir güzelliğin vardı,
Severdim seni içten içe.
Bir asalet vardı duruşunda,
Yoktu yüzünde
Hiçbir karanlık nokta.
Toprak incinmezdi yürüyüşünden,
Bir seçe gibi hafifti bedenin.
İlk defa seninle
Karşılık bulmuştu sevgim.
Meğer ne çok severmişsin
Sen de beni…
İlk bana açmıştın yüreğini.
Eski zamanların yaşanan
Aşkları gibiydi bizim hikâyemiz:
Saf, gösterişten uzak.
Nar çiçeğimdin sen benim,
Yüreğimin baş köşesinde yer alan,
Koparamazdı kimse
Seni dalından.
Senin gözlerin elaydı,
Benimkisi yeşil.
Gözlerimiz konuşurdu yalnızca,
Bakışırdık uzun uzun.
Duyardık
Birbirimizin kalp atışlarını.
O zaman anlardık
Aşkımızın yüceliğini.
Dalardık hülyalara
Yüzlerimizdeki tebessümle,
Sevgimiz akardı
Gönülden gönüle.
Nereden bilebilirdik
Kısa süreceğini
Aşkımızın, muhabbetimizin?
Oysa ne kadar da
Yakıştırmışlardı bizi;
Sanki tüm gözler üzerimizdeydi,
Kıskananlar bile olmuştu bizi.
Bu kadarmış sunulan vakit;
Tanınmadı hiçbir şansımız.
Elimizden de bir şey gelmedi,
Ne yazık…
Gülmemişti bu defa
Talih bizden yana.
Unutmak istedim yıllarca;
Ne mümkün…
Zihnimde yer tutmuşsun bir kere.
Haksızlık ederim
Kendime durmadan;
Ah, “keşke” diyerek
Suçlarım kendimi.
Ayrılırken demiştin bana:
“Her mevsim gönlünde
Başka bir rüzgâr esmesin.”
Dileğin kabul oldu, bilesin.
Hiç olmadı senden sonrası.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.