1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma
GAYBIN İPİ
Neyin yokluğunu çekerim,
bilmem.
Ararım ben onu yıllar yılı.
Bazen bir doğum sancısı,
bazen bir kalp sızısı olur.
Bazen de bir yaz yağmuru gibi
serinletir ruhumu.
Çok zaman sabahlarım,
değmez yastığa başım.
Müptelası olmuşum
ben bu gaybın;
durur hep aklımın bir ucunda.
İplerim onun elinde;
nereye giderse gitsin
peşinde sürükler beni.
Kaçmak ne mümkün…
Gözü üzerimde her an.
Kaybettiği bir yakını mıyım,
yoksa can düşmanı mı?
Arafta kalırım kimi vakit;
bir mengene gibi sıkar beni,
gittikçe ezilirim.
Gizlemesin artık kendini,
çıksın bir an önce ortaya.
Düşürsün maskesini.
Usandım artık
onu rüyalarımda görmekten.
Ya kessin cezamı,
sallandırsın darağacında;
ya da âşikâr etsin kendini.
Bileyim akıbetimi,
ona göre çizeyim
kendime bir yol.
Tanıyayım bu büyük hayranımı,
bana benden yakın olanı;
gidereyim içimdeki merakı.
Belki bırakır ipin ucunu;
belki de ben hiç bırakmam onu.
Bilinmeyene duyulan bağlılık ve içsel hesaplaşma üzerine.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.