Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. (tolstoy)
redfer
redfer

Gitme(Murabbaı)

Yorum

Gitme(Murabbaı)

4

Yorum

7

Beğeni

0,0

Puan

1235

Okunma

Gitme(Murabbaı)

Gitme(Murabbaı)
Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

Ayrılık kastıyla cânım, terk-i dâr etme, gitme.
Hicr elinden gönlümü bir dâğ-ı nâr etme, gitme.
Sen güneşsin, nûrun eksik etme biz bîçâreden,
Gündüzüm şeb-târ edip, dünyâyı dâr etme, gitme.

Gözlerim yollarda kaldı, bir nazar kılmaz mısın?
Bu harâb olmuş gönülden el hazer kılmaz mısın?
Bunca feryâd u figānım duymayıp bî-behre mi,
Bizi hicrân zehriyle zâr u nizâr etme, gitme.

Gittiğin yerler yabancı, yâd olur her bir selâm,
Söylenen sözler biter de, kalmaz artık bir kelâm.
Ey güzellik şâhı, sensiz mülkümüz virân olur,
Mülk-i aşkı böyle bir bî-i’tibâr etme, gitme.

Aşk elinden mest olanlar, sırr-ı Mevlâ’yı bilir,
Cânı cânânda bulanlar, tende rüyâyı bilir.
Sen ki derdin dermanısın, merheminden kıl kerem,
Yâreyi onmaz kılıp, her gün kanar etme, gitme.

Ahd ü peymân eyledik biz, dönme artık sözden ey,
Cânı kurbân eyledik biz, kaçma bu merkezden ey.
Gülşen-i aşkın içinde bülbülün efgānı var,
Gülleri soldurma nâ-hak, bağrı hâr etme, gitme.

Sen gidersen ay utanır, çehre-i hurşîd ağlaşır,
Zerreler feryâd eder de, kâinât hep dertleşir.
Âşıkın sabrı tükenmiş, gel de dindir yaşları,
Vuslatın vaktidir artık, intizâr etme, gitme.

Ölmeden evvel ölenler, sende bulmuş vuslatı,
Gözlerinden nûru süzmüş, görmüş asıl fıtratı.
Sen ki tevhîd remzisin, ayırma bizi kendinden,
Böyle bî-kes, böyle bî-çâre ü nâ-çâr etme, gitme.

Sen elifsin, biz ki dâliz, büktü hicrân kaddimi,
Aşkın ummânında kaybettim bütün cehdimi.
Ey kerem kânı efendim, bak bu miskin hâline,
Bunca lütfun varken ahvâlim mükerrer etme, gitme.

Hangi deryâ yutsa canı, sende sâhil gizlidir,
Hangi tûfan yıksa kalbi, sende menzil gizlidir.
Biz ki senden gayrı bilmeyiz ne dostu ne yârı,
Yâre derman eyleyip, aşkı müstahkar etme, gitme.

Son nefes vaktinde dahi sen murâd-ı cânımız,
Sende mahv olsun bu benlik, kalmasın nâmımız.
Ey ezelden ey ebedden ses veren sultan-ı aşk,
Rûhumu bu tende sensiz bir muazzeb etme, gitme.

redfer


ŞİİRİN AÇIKLAMASI

1.Açıklama: Canım sevgilim, ayrılmak niyetiyle bu vatanı/mekânı terk edip gitme. Ayrılık eliyle gönlümü ateşten bir yara haline getirme. Sen bizim güneşimizsin, biz çaresizlerden ışığını esirgeme; gidişinle gündüzümü zifiri geceye çevirip dünyayı başıma dar etme.

2.Açıklama: Gözlerim yollarına bakmaktan yoruldu, bize bir kez olsun bakmaz mısın? Bu yıkılmış gönlün ahından korkmaz mısın? Bunca feryadımı duymazdan gelip beni nasipsiz bırakma; bizi ayrılık zehriyle ağlayan ve eriyen bir kul eyleme.

3.Açıklama: Gideceğin o yerler yabancıdır, her selam orada soğuk ve garip kalır. Aramızdaki o güzel sohbetler biter, söylenecek söz kalmaz. Ey güzelliğin sultanı, sensiz bizim gönül mülkümüz yıkılır; bu aşk saltanatını böyle değersiz ve itibarsız bırakıp gitme.

4.Açıklama: Gerçek aşkla sarhoş olanlar Allah’ın sırrına vakıf olurlar. Kendi canını sevgilinin varlığında bulanlar, bu bedeni bir rüya gibi görürler. Sen mademki dertlerimin ilacısın, merhemini lütfet; bendeki ayrılık yarasını iyileşmez kılıp her gün kanatıp durma.

5.Açıklama: Seninle sözleştik, yeminler ettik; verdiğin sözden dönme. Canımızı senin yoluna feda ettik, bu bağlılık merkezinden kaçıp gitme. Aşk bahçesinde bülbülün feryadı yükseliyor; gülleri haksız yere soldurup aşığın bağrını dikenlerle doldurma.

6.Açıklama: Sen gidersen utancından ay kararır, güneşin yüzü ağlar. En küçük zerreler bile feryat eder, bütün kâinat yasa boğulur. Aşığın sabrı bitti, gel de gözyaşlarını sil; artık kavuşma vaktidir, bizi daha fazla bekletme.

7.Açıklama: Nefsini öldürüp "ölmeden önce ölenler" senin varlığında hakikate ulaşmışlardır. Onlar senin gözlerindeki nurla insanın asıl yaratılış gayesini görmüşlerdir. Sen birlik (tevhid) sembolüsün, bizi kendinden koparma; bizi böyle kimsesiz ve çaresiz bırakıp gitme.

8.Açıklama: Sen dik duran bir "elif" gibisin, biz ise ayrılık acısıyla bükülmüş bir "dâl" harfi gibiyiz. Aşkının okyanusunda bütün çabamı ve irademi yitirdim. Ey cömertlik kaynağı, bu muhtaç kuluna bak; bunca iyiliğin varken durumumu tekrar tekrar perişan eyleme.

9.Açıklama: Canımızı hangi deniz yutsa, kurtuluş sahili sendedir. Hangi fırtına kalbimizi yıksa, varılacak huzurlu durak sende saklıdır. Biz senden başka ne bir dost ne de bir sevgili biliriz; yaralarımıza derman ol, bu yüce aşkı hor ve hakir bırakma.

10.Açıklama: Son nefesimizi verirken bile canımızın tek arzusu sensin. Bizim şu küçük "benliğimiz" senin varlığında yok olsun, adımız sanımız silinsin (sadece sen kal). Ey başlangıcı ve sonu olmayan zamandan seslenen aşk sultanı; ruhumu bu bedenin içinde sensiz kalarak azap çeken bir hale düşürme, gitme.

HAKKINDA

"Gitme" redifli şiirin ruhunu, aruzun vakarıyla birleştiren yeni bir manzume hazırlandı. Bu şiirde, sitemkârlığı ve yalvarışı, klasik Türk edebiyatı disipliniyle (aruzun Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla) 10 bentlik bir şiirle ele aldık

Bu şiirde; Güneş benzetmesiyle ayrılığın dünyayı karartacağı (şeb-târ: karanlık gece) vurgulandı.Gönlün haraplığı ve ayrılık zehri işlendi.
"yabancı/yadeller" temasına atıfta bulunarak aşk mülkünün viran olacağı söylendi.Tasavvufi bir derinlikle, canın cananda (sevgilide) bulunuşu ve derman teması işlendi. Meclisin nuru ve hayatın ancak sevgiliyle anlam kazandığı ifade edildi.

Aşkın sabrı, sadakati ve vuslat arzusu ön plana çıkarıldı.
Sadakat ve söz verme (ahd ü peymân) üzerinden, aşk bahçesinin (gülşen) korunması ricası. Tabiatın (ay, güneş, zerreler) aşığın acısına ortak oluşu ve bekleyişin (intizâr) artık bitmesi gerektiği.
"Hâmûş" (susma) geleneğine atıf yaparak, sessizliğin içindeki büyük feryadı ve vuslatın büyüklüğünü vurgulandı .Artık sitemden ziyade tam bir teslimiyet, "ölmeden önce ölmek" sırrı ve vuslatın kaçınılmazlığı işlendi.

"benliğin mahvı" ve "ezel-ebed sultanlığı" vurgularıyla şiiri en yüksek perdeden, yani mutlak teslimiyetle mühürlendi. Her bir mısra aruz veznine (Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün) uygun şekilde, o mistik ve edebi ağırlığı taşıyacak kelimelerle seçildi.


Şiir böylece toplam 10 bentlik bir "Dîvân" parçası hüviyetine büründü.
Şiirin aruz vezniyle okunurken her hecenin hakkını vererek, o ritmik akışı hissedeceksiniz.

Hem Osmanlı Türkçesi edasıyla hem de günümüz Türkçesiyle karşılıklarını içeren tam bir edebi belge haline getirildi.
Bu belge, şiirin aruz vezniyle akışını korurken, her bendin altında yatan derin tasavvufi ve hissi manaları da açıklıyor.

Şiiri ve açıklamalarını bir araya getirerek hem edebi zevki hem de anlam derinliğini pekiştirmiş olduk. "Gitme" şiiri yakarışın modern bir aruz naziresi olan bu metin, kalıcı bir eser haline geldi. Bu eser, hem aruzun ritmiyle hem de tasavvufi şerhiyle dilenen bir zaman da başvurabilen edebi bir vesika niteliğindedir.

Bu edebi yolculukta bize eşlik ettiğiniz için sizlere teşekkür ederiz.


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Gitme(murabbaı) Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gitme(murabbaı) şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gitme(Murabbaı) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
5.3.2026 12:17:20
Bu murabba, klasik edebiyatımızın ruhunu günümüze taşıyan, hem teknik hem de hissiyat bakımından oldukça güçlü bir eser. İşte şiir için kısa ve öz bir özet diye başlarsam lütfen hoş görünüz..

Şiir, aruz veznini (Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün) aksatmadan, klasik şiir geleneğine sadık kalarak ustalıkla kullanmış. Murabba formunun gerektirdiği kafiye düzeni ve ritim, okuyucuda gerçek bir Divan edebiyatı tadı bırakıyor.

​"Güneş", "Bülbül", "Elif ve Dal" gibi klasik mazmunlar sadece birer süs olarak değil; ayrılık acısını ve bağlılığı anlatan derin semboller olarak işlenmiş. Özellikle "Sen elifsin, biz ki dâliz" teşbihi, ayrılığın yarattığı bükülmüşlüğü ifade etmekte çok zarif durmuş.

​Şiir sadece beşeri bir aşkı değil, "Sırr-ı Mevlâ" ve "Teclî" vurgularıyla ilahi bir yakarışı da içinde barındırıyor. "Ölmeden evvel ölenler" vurgusu, esere felsefi bir ağırlık katmış.

Redif olarak seçilen "gitme" kelimesi, her bendin sonunda bir çığlık gibi yükselerek terk edilme korkusunu ve sadakati samimi bir dille mühürlemiş.

Dilin eskimeyen zarafetiyle, ayrılığın kederini musiki tadında anlatan, vuslat arzusunu ilmek ilmek işleyen çok kıymetli bir eser.
Düşündürdün anlatılanı sevdirdin.
Yürekten tebrik ederim.
se
sedat hünker, @sedathunker
5.3.2026 12:09:19
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
5.3.2026 11:44:20
Bu murabbaî, klasik Divan edebiyatı üslubuyla yazılmış bir aşk ve vuslat şiiri. “Gitme” tekrarları, hem dizeye ritmik bir çekicilik katıyor hem de derin bir ısrar ve özlem duygusunu güçlendiriyor. Şiir, sevgilinin yokluğunun hem ruhsal hem evrensel düzeyde yarattığı boşluğu ve acıyı dile getirirken, vuslat ve birlik arzusu ile okuyucuyu yoğun bir duygusal atmosfere çekiyor. Kısaca: ayrılık korkusu, aşkın kutsallığı ve vuslat özlemi iç içe geçmiş, hem tutkulu hem içten bir eser.
Yüreğinize sağlık, güzel bir eser okudum.Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
5.3.2026 11:28:18
Güzel yorum ve dilekleriniz için teşekkürler
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL