0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
58
Okunma
Raylar paslanmış, tren çoktan gitmiş,
Bilet gişesinde örümcek ağları bitmiş.
Rüzgâr, eski bir ilan ile derleşirmiş,
Burası, bekleyişin o son durağı.
Duvarda bir saat, akrebi kırık,
Zamanın nabzı yok, her şey buruk.
Gölgeler dans eder, bir lambada sönük,
Nereden geldiği belli olmayan acı.
Bir valiz durur, içi umutla dolu,
Sahibi kayıp, yolu hep sisli, puslu.
Aynalar yansımasız bakar tozlu,
O görünmez, dilsiz, yabancı duvar.
Raylar uzayıp gider, bilinmeze doğru,
Gönülde bir boşluk, her yeri sorgu.
Kuşlar bile uğramaz bu ıssız yere,
Nedir bu durağın, bitmeyen kaderi?
Yağmur başlar, dertleri bir bir yıkar,
Eski bir şarkıyı, mırıldanır rüzgâr.
Bu boş salonda, sessizlik çığlık atar,
O bilinmez yolun, o son adımı.
Durağın adı silik, okunmaz olmuş,
Zamanın pençesinde, hepten kaybolmuş.
Beklemek alışkanlık, sarmış canı vurmuş,
Nedir bu durağın, bitmeyen masalı?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.