0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
19
Okunma
Zamanın sırtında paslı bir hançer,
Sükûtun bendini hırsıyla biçer,
Kader bu kapıdan elbet bir gün geçer,
Vakit dolmuş değil, gün erken henüz.
Dağların ardında saklıdır duman,
Görünmez içinde ne dev ne aman.
Güneşle toprağın seviştiği an,
Gölgeyle ışıklar uyuşmadı henüz.
Eski bir aynanın sırrında keder,
Suretler aslına bin sitem eder.
Rüzgârın önünde toz olup gider,
Kaderle hakikat kavuşmadı henüz.
Sessizlik büyütür derin kuyuyu,
Kâbuslar emzirir korkak huyu.
Buz tutmuş ırmağın o berrak suyu,
Denizin kalbine karışmadı henüz.
Kurumuş bir dalın inadı saklı,
Mevsimler şaşırdı, kimdir ki haklı?
Gönül gurbetinde zincirli, prangalı,
Ayak izlerimle buluşmadı henüz.
Kelimeler suskun, heceler yarım,
Bilinmez bir dilde gizlidir varım.
Savrulsa da küle dönen efkârım,
Ateşin yangını yatışmadı henüz.