1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma
Haddini bilmeyen bir garip yoldur,
Boş konuşup duran, dertli bir kuldur.
Kendi kesesini yalanla doldur,
Bitmez bu cahilin boş lakırdısı.
Edep deryasından bir katre almaz,
Kırdığı gönüller yanına kalmaz.
Kendini dev sanır, yerini bilmez,
Sönmez bu kibrinin kör yakırtısı.
Tartıya vursalar ağır gelmezsin,
İlim meclisine çağır gelmezsin.
Gerçekler haykırsa sağır gelmezsin,
Duyulmaz kalbinin sert takırtısı.
Gözü hep yüksekte, ayağı kayar,
Eksiğini örtmez süslü münhayar.
Başkasına verir bin türlü ayar,
Dinmez bu nefsinin pis gıcırtısı.
Sanma ki bu dünya hep sana kalır,
Zulmettiğin ahlar yerini bulur.
Mağrur olanların sonu hep birdir,
Kesilir sesinin tüm şakırtısı.
Söz gümüşse eğer, sükût altındır,
Hadsizlik dediğin ağır bir dindir.
Gel artık bu kötü hırsını dindir,
Yorar şu canını can tıkırtısı.
5.0
100% (1)