10
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma

Sana bir hesap soruyorum sevdiğim:
Varlığımızın yokluğa bölümünden ne kalır geriye?
Hangi sağlam irade dayanır bu mutlak yenilgiye?
Bakarsak hayatın o maskesiz,
o çıplak yüzüne;
Koca bir hiç...
~~
İşte en büyük ders de buydu aslında.
Dünya ucu bucağı olmayan bir boşluk sevdiğim.
Kavurucu bir güneşin altında tek bir söğüt gölgesi...
Ruhumuzun kurak toprağına bir damla rahmet!
~~
Soğuk betonların arasına fırlattım
Biriktirdiğim bütün o sahte gülüşleri.
Bizi bekleyen, sonu gelmez bir sessizlik,
Adı konulmamış, ucu bucağı meçhul bir karanlık.
~~
Zemheri ayazında kalmış bir masaldı bizimkisi.
Fıtratında ayrılığın o keskin, o paslı kokusu vardı.
Özlemlerimiz, fırından yeni çıkmış kızgın bir tuğla gibi;
Dokundukça yakan, yaktıkça içimizi dağlayan bir sızıydı...
~~
Bizi kuşatan; her geçen saniye biraz daha devleşen
O amansız ve hırçın nefret dalgası...
Bizi bir kenara fırlatan; anılarımızı kum yığınlarına
Diri diri gömen o insafsız çöl fırtınası...
~~
Girişimiz keder, çıkışımız bin beterdi
Ey sevdiğim.
Kendi hücresinde ölümü bekleyen bir mahkum bile
Bizim bu tutsak aşkımızdan çok daha özgürdü.
~~
Kırılmış kanatlarımızla hangi göğe sığabilirdik?
Körelmiş inançlarımız bizi hangi limana taşırdı?
Zaten en başından belliydi bu yolun sonu;
Daha ilk adımda, en dik yamaçtan yere çakılmalıydık.
~~
Hangi mizan ölçebilir bu sessizliğin ağırlığını?
Hangi terazi tartar bunca vebalin yükünü?
Kendi cenazesini taşıyan yorgun birer ölüden
Ne farkımız kaldı ki bu köhne dünyada?
~~
Ufukta sönen o cılız ve titrek ışık var ya,
İşte o, büyük yangınımızdan arta kalan son küldü.
Avuçlarımızda sımsıkı tuttuğumuz o kor ateş,
Önce ellerimizi, sonra koca bir ömrü savurdu yele.
~~
Zamanın paslı çarkları arasında birer dişliydik,
Döndükçe ruhumuzu kanatan, öğüten ve bitiren...
Bastığımız her zemin kaygan, her tutunduğumuz dal kırıktı;
Baktığımız her aynada yüzümüz biraz daha yabancıydı.
~~
Bir tek vedaya sığdırdık o devasa hezimeti,
Bin yıllık bir hasretin tortusu çöktü kalbimize.
Lügatimizdeki en süslü kelimeler bile birer birer intihar etti;
Biz sustukça, sustuğumuz o derin boşluktan kanadık.
~~
Artık ne bir sayı kalır bizi toplayacak, ne de bir nefes;
Damarlarımızda dolaşan bu aşk, kendi celladımızdı sevdiğim.
Hesabı kapattık; kalemin ucu kırık, kağıt ise kan revan içinde...
Topladım, çıkardım, çarptım seni kendimle;
Elde kalan ne bir ah, ne bir eyvallah... Sadece kesif bir Zehir.
Cemre yaman
5.0
100% (13)