Sana bu mektubu, "hayat kısa, kuşlar uçuyor" dediğin o uçsuz bucaksız gökyüzünün altından, paslı bir demir parmaklığa asılmış bir torba çiçekle gönderiyorum. Biliyorum, sen olsan bu demirlerin soğukluğunu sevdanın sıcaklığıyla eritirdin. "Sesin seni senin sonuna kadar götürür" demiştin ya; işte o çiçeklerin kokusu da beni senin o dilsiz hayvan dediğin sessizliğine kadar götürdü. Atlaslar yoruldu Cemal abi, coğrafyalar kirlendi. Ama bak, hâlâ birileri çıkıp o gri parmaklıklara, sanki dünyanın bütün yükünü o bez torbaya sığdıracakmış gibi kır çiçekleri bırakıyor. Senin o meşhur "erotik döküm" dediğin hayatın tam ortasında, şimdi her şey biraz fazla plastik. Oysa biz hâlâ o ilk yazdığımız, bir çocuğun Gazze sokaklarında elinde sıcak bir ekmekle koştuğu o saf gerçeğin peşindeyiz. "Sizin hiç babanız öldü mü?" diye sormuştun ya; şimdi babalar çocuklarının, çocuklar ise ekmeklerinin üzerine ölüyor... Bu mektup, sana bir merhaba değil, bir eyvallah aslında. Kelimelerin canını yaktığın, dili bir aşk gibi terlettiğin o güzel mısraların hatırına; bu çiçekli torbayı senin o beyaz kağıtlarının bir köşesine bırakıyorum. Gülüşünden öperim Şairim. Çünkü bilirsin, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir...
Sevgiyle, Ferdaca
Bak Cemal abi, dünya hâlâ aynı dünya; Bir yanda gıcırdayan paslı parmaklıklar, Bir yanda o parmaklıklara asılı duran, İçinde baharı saklayan o bez torba...
O değil de şairim, Gazze’de bir çocukekmekle koşarken, Senin ’Üvercinka’ dediğin o kuşlar, Utancından uçmayı bıraktı bu sabah. Ekmek sıcak, namlu soğuk, Ve hayat, o çocuğun gülüşü kadar Kısa...
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Genç ve duyarlı bir şairden ustaya yazılan duygu dolu harika bir mektuptu.Usta yaşasa ve bunu okusa alnından öperdi eminim ben de yüreğinden öpüyorum bu güzel mektubu yazan şairi tebrikler selam ve sevgilerle.
Çok içten ve zarif bir takdir; hem ustaya hem genç şaire yakışan bir selam. Bu satırlarda hem vefa hem şiire duyulan derin saygı hissediliyor. 🌿 Çok teşekkür ediyorum
Çok içten ve zarif bir takdir; hem ustaya hem genç şaire yakışan bir selam. Bu satırlarda hem vefa hem şiire duyulan derin saygı hissediliyor. 🌿 Çok teşekkür ediyorum
Aslında hepimiz için hayat, Gazzeli bir çocuğun gülüşü kadar kısa. İnsanı insan görmüyorsa, insanı insan düşünmüyorsa, insanı insan açlıktan öldürüyorsa merminin soğukluğu sıcak kalır bedenlerde. Saygı ve selamlar.
Tunceli Pülümür'lü olması hasebiyle geçtiğimiz yıl orada görev yapmak nasip oldu, onu orada daha iyi tanıdım... Enfes bir eseri yürekten kutluyorum hocam..........
Cemal Süreya’nın ruhunu keşke bugünün acısıyla değil de, hayal ettiğin o refah ve mutlulukla harmanlayabilseydik... Kim bilir, belki bir gün o da olur. Üvercinka’nın kuşlarını utancından uçurmayan o 'Gazze' vurgun ise yürek sızlatıyor. Sevgilerimle.
Ne güzel bir temenni… Keşke Cemal’in ruhunu bugünün acısıyla değil, hayal ettiğimiz o ferah dünyayla harmanlayabilseydik. Üvercinka’nın kuşlarını utandıran vurgun ise hepimizin yüreğinde. Nazik okumanız ve sevgileriniz için teşekkür ederim.
Ne güzel bir temenni… Keşke Cemal’in ruhunu bugünün acısıyla değil, hayal ettiğimiz o ferah dünyayla harmanlayabilseydik. Üvercinka’nın kuşlarını utandıran vurgun ise hepimizin yüreğinde. Nazik okumanız ve sevgileriniz için teşekkür ederim.
Gazze'de yaşanan insanlık dramlarını şair duyarlılığıyla Türkçemizin güçlü sesi, sevi şiirlerinin doruklarda gezen şairiyle bir yerde paylaşmanın hem sözel hem şiirsel yaklaşımı harika üstü şahika Ferda şairim. Şairler aramızdaki insancıl duyguları en erken hisseden değerlerdir. Gazze'de yaşanan acılar elbette ölümsüz dizelerinizde dile gelecek ve acılar manifestosu olarak önümüzde. Kutlarım duyarlı gönül sesinizin soylu güzelliğini. Tırnak arasında belirtmeden geçemeyeceğim. Gazze'de hoyratça yaşananlarda: BOP eş başkanlığı, Esat'ın bir gecede Eset olması ve sonunda Suriye'nin yıkılıp İsrail'in önünün açılmasında bizlerin de payı var maalesef. Esenle.
Gönülden teşekkür ederim kıymetli sözleriniz için. Şairin kalbi, insanlığın yarasına dokunmadan susamaz. Gazze’deki acı, sadece bir coğrafyanın değil, insanlığın vicdan sınavıdır. Dile getirdiğiniz tarihsel ve siyasal boyutlar da bu acının karmaşık yüzü… Kalemim, unutulmaması için tanıklık etmeye çalışıyor hocam . Saygilarimla 🌍🌿🍂
Gönülden teşekkür ederim kıymetli sözleriniz için. Şairin kalbi, insanlığın yarasına dokunmadan susamaz. Gazze’deki acı, sadece bir coğrafyanın değil, insanlığın vicdan sınavıdır. Dile getirdiğiniz tarihsel ve siyasal boyutlar da bu acının karmaşık yüzü… Kalemim, unutulmaması için tanıklık etmeye çalışıyor hocam . Saygilarimla 🌍🌿🍂
Cemal Süreya'ya seslenirken, onun şiirindeki derinliği ve eleştirel ruhu günümüz dünyasının acılarıyla harmanlıyor. Şairin o meşhur dizeleri üzerinden trajediyi ve hayatın acımasız gerçeklerini dile getiriyor Ve insanlığın utancını, yitik umutları dile getiren etkileyici bir metin olmuş .
Nazik ve derin okumanız için teşekkür ederim. Cemal Süreya’ya seslenirken bugünün acısını da hissettirebilmek dileğimdi; bunu hissetmiş olmanız çok kıymetli.Sağ olasınız hocam
Nazik ve derin okumanız için teşekkür ederim. Cemal Süreya’ya seslenirken bugünün acısını da hissettirebilmek dileğimdi; bunu hissetmiş olmanız çok kıymetli.Sağ olasınız hocam
Emeğinize sağlık değerli hocam yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun her zaman ki gibi anlam ve anlatımıyla anlam dolu bir çalışma olmuş yürekten tebrik eder hayırlı çalışmalar dilerim selamlar saygılar
“Cemal Süreya’ya Mektup” metniniz, hem bir saygı duruşu hem de günümüzün acı gerçeklerini onun şiir diliyle buluşturan çok etkileyici bir eser olmuş. Özellikle “Gazze’de bir çocuk ekmekle koşarken, senin ’Üvercinka’ dediğin o kuşlar, utancından uçmayı bıraktı bu sabah” dizeleri, hem Süreya’nın şiir evrenine bir gönderme hem de bugünün trajedisini çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.
Eseriniz, Cemal Süreya’nın şiirsel mirasını güncel acılarla harmanlayan, hem nostaljik hem de toplumsal bir duyarlılık taşıyan güçlü bir mektup-şiir olmuş. Kaleminize sağlık.
Nazik ve derin okuman için teşekkür ederim. Cemal Süreya’ya seslenirken bugünün acısını da hissettirebilmek dileğimdi; bunu hissetmiş olmanız çok kıymetli. Sağ olasınız hocam.
Nazik ve derin okuman için teşekkür ederim. Cemal Süreya’ya seslenirken bugünün acısını da hissettirebilmek dileğimdi; bunu hissetmiş olmanız çok kıymetli. Sağ olasınız hocam.
Bu metin, bir mektup olmanın ötesinde; şiirle kurulmuş bir iç konuşma, bir saygı duruşu ve aynı zamanda bugüne dair bir sitem gibi harmanlanmış. Üstat Cemal Süreya’ya hitap ederken onun dilini taklit etmek yerine, onun imge dünyasıyla konuşmayı tercih etmeniz ayrıca güçlü kılmış metni. “Hayat kısa, kuşlar uçuyor” göndermesiyle başlayan giriş, hem bir selam hem de bir anahtar işlevi görüyor. Paslı demir parmaklığa asılı çiçek torbası imgesi oldukça etkileyici; umut ile pas, sıcaklık ile soğukluk arasındaki karşıtlık metnin duygusal gerilimini kuruyor. Bu görsel, somut ve sinematografik bir sahne yaratıyor ki benim çok hoşuma gitti inanın... “Atlaslar yoruldu, coğrafyalar kirlendi” cümlesi, bireysel aşktan toplumsal yaraya geçişin kapısını açıyor gibi sanki. Özellikle Gazze göndermesiyle metin güncel ve politik bir katmana da ulaşmıştır diye düşünüyorum.
Sizi Can-ı gönülden kutluyor İki Katlı Şehrimden Kucaklar Dolusu Selamlar Sevgiler Yolluyorum Çokca…
Değerli ve incelikli okumanız için gönülden teşekkür ederim. Metnin imge dünyasına ve çağrışımlarına bu denli dikkatle eğilmeniz beni çok mutlu etti. Cemal Süreya’ya bir taklit değil, bir iç konuşma kurma niyetim vardı; bunu hissetmiş olmanız metnin bana dönük en güzel yankısı oldu. İki katlı şehrinizden gelen selamıniz a.s.
Değerli ve incelikli okumanız için gönülden teşekkür ederim. Metnin imge dünyasına ve çağrışımlarına bu denli dikkatle eğilmeniz beni çok mutlu etti. Cemal Süreya’ya bir taklit değil, bir iç konuşma kurma niyetim vardı; bunu hissetmiş olmanız metnin bana dönük en güzel yankısı oldu. İki katlı şehrinizden gelen selamıniz a.s.
"Nedendir hayatla yüzleşememek ve onun içinde olabilmek varken kıyılarında sürünmek" dedirten, nostaljik unsurlarla da bezenmiş soran, sorgulayan, düşündüren dizelerdi kaleminizden. Derin duygu ve düşünüleri ve bunları "biz, bizler" paydasında görerek kaleme alanlara selâm olsun.
Bu mektup okurken kaçak çay yudumluyordum, sabahın erken saatlerinde gerçekten içten, katman katman bir ağıt gibi. Cemal Süreya'ya (Cemal abi'ye) yazılmış, onun şiirlerini, imgelerini, sesini alıp bugünün acısına, kirine, plastikliğine çarpıtmadan, ama acıtarak yeniden kuruyor. Hem saygı, hem isyan, hem de bir tür "eyvallah" var içinde; veda değil, devam eden bir sohbet gibi.O meşhur "Hayat kısa, kuşlar uçuyor" dizesiyle başlıyor zaten, Süreya'nın o kısa, keskin, ama uçsuz bucaksız havasını yakalıyor.
Gökyüzü uçsuz bucaksız ama demir parmaklıklar paslı, çiçek torbası bezden ve kır çiçekleriyle dolu – tam Süreya'nın erotik, bedensel, ama aynı zamanda politik ve hüzünlü dünyasına yakışan bir imge. Soğuk demiri eriten sevda sıcaklığı, onun şiirindeki kadın-bedene, aşka, dokunmaya dair o "erotik döküm"ü hatırlatıyor; ama şimdi her şey fazla plastik, fazla sahte olmuş.
O ilk saflık, Gazze sokaklarında sıcak ekmekle koşan çocuğun gerçeği kaybolmuş gibi."Sesin seni senin sonuna kadar götürür" – bu da Süreya'nın bir dizesi ya da onun ruhuna çok yakışan bir söz, sessizliğe, dilsiz hayvana (belki sürgüne, belki ölüme) kadar götüren ses/ koku imgesiyle harmanlanmış. Ve en vurucu kısım: "Sizin hiç babanız öldü mü?" şiirinden gelen o ham, çıplak soru. Süreya babasını küçükken kaybetmiş, o şiirde "kör oldum" diye haykırıyor ya; şimdi tam tersi olmuş: babalar çocuklarının, çocuklar ekmeklerinin üstüne ölüyor. Acı tersine dönmüş, katlanmış, çoğalmış.Mektup, "merhaba" değil "eyvallah" diyor; yani "tamam, anlaşıldı, yolumuza bakıyoruz ama unutmadık". Kelimelerin canını yakan, dili terleten o mısralara selam. Ve son cümle: "Gülüşünden öperim Şairim.
Çünkü bilirsin, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir..." – işte burası muhteşem. Süreya'nın gülüşü, onun mizahı, alaycılığı, erotizmi hep halka aitti; bireysel değil, kolektif bir direniş, bir halk gülüyorsa anlamlı gülmek.Bu metin, Süreya'yı anmak için yazılmış en güzel şeylerden biri bence.
Hem onun dilini taşıyor, hem de bugünün yükünü onun omuzlarına bırakmadan, onunla paylaşıyor. Paslı parmaklıklara çiçek asmak gibi: griye renk, soğuğa sıcaklık katmak. Teşekkür ederim paylaştığın için, içimi titretti.
Bu denli katmanlı ve hassas bir okuma için gönülden teşekkür ederim. Yazarken sezdiğim ama adlandıramadığım birçok duyguyu kelimelere dökmüşsün. Cemal Süreya’ya bir taklit değil, onunla bugünden bir iç konuşma kurmak istemiştim; bunu hissetmiş olman metnin bana dönen en kıymetli yankısı. Paslı parmaklıklara asılan çiçekler gibi, senin okuman da metne yeni bir renk kattı. Sağ ol, var ol.hocam.
Bu denli katmanlı ve hassas bir okuma için gönülden teşekkür ederim. Yazarken sezdiğim ama adlandıramadığım birçok duyguyu kelimelere dökmüşsün. Cemal Süreya’ya bir taklit değil, onunla bugünden bir iç konuşma kurmak istemiştim; bunu hissetmiş olman metnin bana dönen en kıymetli yankısı. Paslı parmaklıklara asılan çiçekler gibi, senin okuman da metne yeni bir renk kattı. Sağ ol, var ol.hocam.
Utanıyorum kendi adıma insanlık adına hiç birşey yapmadan beklemek adına şımarık nesil yetiştirmek adına dünya böyle değildi diyemiyorum bencıllık adına utanıyorum müslüman evlatların kan kokulu ekmek peşinde annesız babasız kalmasından utanıyorum üvercınkaların uçamamasından özgürlügün şarapnel parçalarının altında kalmasından uçamamasından kalenin kavi ola üstadem sözün bile dilsiz şeytana dönüşmesınden susuyorum kalemın kavi ola duygun daım🤗🙏🏻💐
Bu ağır ve haklı utancı bu kadar çıplak bir dille paylaşmanız çok kıymetli. Yazdıkların bir yorum değil, bir şahitlik gibi. Kalemin ve duygun daim olsun; susuşunuz bile bir duadır bazen. Sağ olasın sairem.
Bu ağır ve haklı utancı bu kadar çıplak bir dille paylaşmanız çok kıymetli. Yazdıkların bir yorum değil, bir şahitlik gibi. Kalemin ve duygun daim olsun; susuşunuz bile bir duadır bazen. Sağ olasın sairem.
Bu ağır ve haklı utancı bu kadar çıplak bir dille paylaşmanız çok kıymetli. Yazdıkların bir yorum değil, bir şahitlik gibi. Kalemin ve duygun daim olsun; susuşunuz bile bir duadır bazen. Sağ olasın sairem.
Bu ağır ve haklı utancı bu kadar çıplak bir dille paylaşmanız çok kıymetli. Yazdıkların bir yorum değil, bir şahitlik gibi. Kalemin ve duygun daim olsun; susuşunuz bile bir duadır bazen. Sağ olasın sairem.
Sevgili Ferda'nın bu mektubu, Cemal Süreya 'ya yazılmış en içten, en yaralı selamlardan biri gibi duruyor. "Üvercinka’nın Kıyısından" başlığıyla başlayan, paslı demir parmaklıklara asılı çiçek torbası imgesiyle biten bu satırlar, Süreya'nın şiirindeki o uçsuz bucaksız özgürlüğü, aşkı, isyanı ve hüznü alıp bugünün acımasız gerçekliğine çarpıyor..
Gazze'deki çocuğun sıcak ekmekle koşuşu, namlunun soğukluğu, "hayat kısa, kuşlar uçuyor"un utancından uçmayı bırakan kuşlar... Hepsi bir ağıt gibi, ama eyvallah diyen bir ağıt affetmeyen, ama vazgeçmeyen bir duruş.
Mektubun ruhu, Süreya'nın en derin izlerini taşıyor:
- "Hayat kısa, kuşlar uçuyor" – Süreya'nın o meşhur dizesi, burada Gazze'nin göğünde utançtan kanatlarını kapatan kuşlara dönüşmüş. Hayatın kısalığı artık sadece aşkın acısı değil, çocukların ekmek üstüne ölümü. "Sesin seni senin sonuna kadar götürür" Süreya'nın sesi, o dilsiz hayvan sessizliğine, çiçek kokusuna bağlanmış; sanki şairin dili hâlâ terliyor, hâlâ aşk gibi söylüyor.
"Sizin hiç babanız öldü mü?" O meşhur şiirdeki kör edici kayıp, burada babaların çocuklarının, çocukların ekmeklerinin üstüne ölümüyle yankılanıyor. Süreya'nın çocuksu sorusu, şimdi küresel bir çığlığa dönüşmüş..
"Erotik döküm" Süreya'nın erotizmi, bedenin kabartılı güzelliği, burada "fazla plastik" bir dünyaya karşı saf gerçeğin peşinde koşan bir isyan olmuş.
Paslı parmaklıklara asılı bez torba çiçek dolu, bahar saklayan tam Süreya'vari bir imge: Soğuk demiri eriten sıcaklık, griye bırakılan kır çiçekleri, dünyanın yükünü sığdırmaya çalışan o küçük torba... Ve kapanış: "Gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir." Bu, Süreya'nın halkçı, ironik, ama derinden yaralı gülüşüne selam gibi.
Sevgili Ferda bu mektupla Süreya'yı diriltmiş sanki onun kelimelerini bugünün kanlı coğrafyasına taşımış. Şiir değil mektup, ama şiir kadar yoğun; sitem değil eyvallah, ama isyan dolu. Gazze'deki çocuğun gülüşü kadar kısa hayatı hatırlatırken, Süreya'nın kuşlarını utandırıyor ama o kuşlar hâlâ uçuyor, çünkü şairler susmuyor.
Yüreğine, kalemine sağlık sevgili Ferda... Bu mektup, okundukça o beyaz kağıtların köşesine bırakılan çiçek torbası gibi kokuyor, acıtıyor, ama aynı zamanda umut veriyor. Gülüşüne selam olsun sevgili Ferda...
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Sevgili Kul Yorgun hocam, mektubumun ruhunu o kadar güzel okumuş, o 'paslı parmaklıklar' arasındaki sızıyı o kadar naif bir yerden yakalamışsınız ki... Süreya’nın kuşlarını utandıran bu çağa karşı, sizin bu kıymetli yorumunuz o beyaz kağıdın köşesine bırakılmış bir çiçek gibi geldi bana. Kelimelerimin yankısını sizde bulmak, acıyı bölüşmek ama umudu da o 'bez torbaya' beraber sığdırmak çok kıymetli. Yüreğinize kalemine sağlık.
Selam ve muhabbetle.
Iki gündür tlf bir yazı geliyor,eşimin tlf dan giriyorum öyle düzeliyor. O da bugün size denk geldi.Maalesef tlf da imojiler yok.Kahve yolladım kabul edin.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.