Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
Ferda,ca
Ferda,ca
VİP ÜYE

Cemal Süreya’ya Mektup

Yorum

Cemal Süreya’ya Mektup

( 20 kişi )

18

Yorum

36

Beğeni

5,0

Puan

300

Okunma

Cemal Süreya’ya Mektup

Cemal Süreya’ya Mektup




Üvercinka’nın Kıyısından


​Azizim Cemal Süreya,

​Sana bu mektubu, "hayat kısa, kuşlar uçuyor" dediğin o uçsuz bucaksız gökyüzünün altından, paslı bir demir parmaklığa asılmış bir torba çiçekle gönderiyorum.
​Biliyorum, sen olsan bu demirlerin soğukluğunu sevdanın sıcaklığıyla eritirdin. "Sesin seni senin sonuna kadar götürür" demiştin ya; işte o çiçeklerin kokusu da beni senin o dilsiz hayvan dediğin sessizliğine kadar götürdü. Atlaslar yoruldu Cemal abi, coğrafyalar kirlendi. Ama bak, hâlâ birileri çıkıp o gri parmaklıklara, sanki dünyanın bütün yükünü o bez torbaya sığdıracakmış gibi kır çiçekleri bırakıyor.
​Senin o meşhur "erotik döküm" dediğin hayatın tam ortasında, şimdi her şey biraz fazla plastik. Oysa biz hâlâ o ilk yazdığımız, bir çocuğun Gazze sokaklarında elinde sıcak bir ekmekle koştuğu o saf gerçeğin peşindeyiz. "Sizin hiç babanız öldü mü?" diye sormuştun ya; şimdi babalar çocuklarının, çocuklar ise ekmeklerinin üzerine ölüyor...
​Bu mektup, sana bir merhaba değil, bir eyvallah aslında. Kelimelerin canını yaktığın, dili bir aşk gibi terlettiğin o güzel mısraların hatırına; bu çiçekli torbayı senin o beyaz kağıtlarının bir köşesine bırakıyorum.
​Gülüşünden öperim Şairim. Çünkü bilirsin, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir...

​Sevgiyle,
​Ferdaca

​Bak Cemal abi, dünya hâlâ aynı dünya;
Bir yanda gıcırdayan paslı parmaklıklar,
Bir yanda o parmaklıklara asılı duran,
İçinde baharı saklayan o bez torba...

​O değil de şairim,
Gazze’de bir çocuk ekmekle koşarken,
Senin ’Üvercinka’ dediğin o kuşlar,
Utancından uçmayı bıraktı bu sabah.
Ekmek sıcak, namlu soğuk,
Ve hayat, o çocuğun gülüşü kadar
Kısa...

Ferdaca

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (20)

5.0

100% (20)

Cemal süreya’ya mektup Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Cemal süreya’ya mektup şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Cemal Süreya’ya Mektup şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
YAKAMOZ ŞİİRLER
YAKAMOZ ŞİİRLER, @yakamozsiirler
24.2.2026 16:23:56
Genç ve duyarlı bir şairden ustaya yazılan duygu dolu harika bir mektuptu.Usta yaşasa ve bunu okusa alnından öperdi eminim ben de yüreğinden öpüyorum bu güzel mektubu yazan şairi tebrikler selam ve sevgilerle.
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
28.2.2026 04:26:37
5 puan verdi
Güzel ve anlamlı sözler ile yazılmış
Yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun
Cemal Süreya değerli büyük bir şair dir..🙏👍
Ferda hnm saygılar 👍
çiftçi
çiftçi, @ciftci1
26.2.2026 17:02:12
Aslında hepimiz için hayat, Gazzeli bir çocuğun gülüşü kadar kısa.
İnsanı insan görmüyorsa, insanı insan düşünmüyorsa, insanı insan açlıktan öldürüyorsa merminin soğukluğu sıcak kalır bedenlerde.
Saygı ve selamlar.
Afran aydın
Afran aydın , @afranaydin
26.2.2026 02:37:40
5 puan verdi
Tunceli Pülümür'lü olması hasebiyle geçtiğimiz yıl orada görev yapmak nasip oldu, onu orada daha iyi tanıdım... Enfes bir eseri yürekten kutluyorum hocam..........
seyide cinaloğlu doyran
seyide cinaloğlu doyran, @seyidecinalogludoyran
24.2.2026 23:55:09
5 puan verdi
Cemal Süreya’nın ruhunu keşke bugünün acısıyla değil de, hayal ettiğin o refah ve mutlulukla harmanlayabilseydik... Kim bilir, belki bir gün o da olur. Üvercinka’nın kuşlarını utancından uçurmayan o 'Gazze' vurgun ise yürek sızlatıyor. Sevgilerimle.
Etkili Yorum
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ, @ibrahimyilmaz1
24.2.2026 19:53:57
Gazze'de yaşanan insanlık dramlarını şair duyarlılığıyla Türkçemizin güçlü sesi, sevi şiirlerinin doruklarda gezen şairiyle bir yerde paylaşmanın hem sözel hem şiirsel yaklaşımı harika üstü şahika Ferda şairim.
Şairler aramızdaki insancıl duyguları en erken hisseden değerlerdir. Gazze'de yaşanan acılar elbette ölümsüz dizelerinizde dile gelecek ve acılar manifestosu olarak önümüzde.
Kutlarım duyarlı gönül sesinizin soylu güzelliğini.
Tırnak arasında belirtmeden geçemeyeceğim. Gazze'de hoyratça yaşananlarda: BOP eş başkanlığı, Esat'ın bir gecede Eset olması ve sonunda Suriye'nin yıkılıp İsrail'in önünün açılmasında bizlerin de payı var maalesef.
Esenle.
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
24.2.2026 17:37:18
5 puan verdi
Cemal Süreya'ya seslenirken, onun şiirindeki derinliği ve eleştirel ruhu günümüz dünyasının acılarıyla harmanlıyor. Şairin o meşhur dizeleri üzerinden trajediyi ve hayatın acımasız gerçeklerini dile getiriyor Ve insanlığın utancını, yitik umutları dile getiren etkileyici bir metin olmuş .

Yüreğine sağlık Kardeşim
Harun Demirkaya
Harun Demirkaya, @harundemirkaya
24.2.2026 17:29:37
5 puan verdi
gül peri
gül peri, @gulperi
24.2.2026 16:07:46
5 puan verdi
beğeniyle okudum. paylaşım için çok teşekkürler güzel arkadaşım.
selam sevgiler
Hayrullah
Hayrullah , @hayrullah1
24.2.2026 14:10:53
5 puan verdi
Emeğinize sağlık değerli hocam yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun her zaman ki gibi anlam ve anlatımıyla anlam dolu bir çalışma olmuş yürekten tebrik eder hayırlı çalışmalar dilerim selamlar saygılar
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
24.2.2026 12:25:18
5 puan verdi
“Cemal Süreya’ya Mektup” metniniz, hem bir saygı duruşu hem de günümüzün acı gerçeklerini onun şiir diliyle buluşturan çok etkileyici bir eser olmuş. Özellikle “Gazze’de bir çocuk ekmekle koşarken, senin ’Üvercinka’ dediğin o kuşlar, utancından uçmayı bıraktı bu sabah” dizeleri, hem Süreya’nın şiir evrenine bir gönderme hem de bugünün trajedisini çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Eseriniz, Cemal Süreya’nın şiirsel mirasını güncel acılarla harmanlayan, hem nostaljik hem de toplumsal bir duyarlılık taşıyan güçlü bir mektup-şiir olmuş. Kaleminize sağlık.
Etkili Yorum
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
24.2.2026 11:31:01
Bu metin, bir mektup olmanın ötesinde; şiirle kurulmuş bir iç konuşma, bir saygı duruşu ve aynı zamanda bugüne dair bir sitem gibi harmanlanmış. Üstat Cemal Süreya’ya hitap ederken onun dilini taklit etmek yerine, onun imge dünyasıyla konuşmayı tercih etmeniz ayrıca güçlü kılmış metni.
“Hayat kısa, kuşlar uçuyor” göndermesiyle başlayan giriş, hem bir selam hem de bir anahtar işlevi görüyor. Paslı demir parmaklığa asılı çiçek torbası imgesi oldukça etkileyici; umut ile pas, sıcaklık ile soğukluk arasındaki karşıtlık metnin duygusal gerilimini kuruyor. Bu görsel, somut ve sinematografik bir sahne yaratıyor ki benim çok hoşuma gitti inanın...
“Atlaslar yoruldu, coğrafyalar kirlendi” cümlesi, bireysel aşktan toplumsal yaraya geçişin kapısını açıyor gibi sanki. Özellikle Gazze göndermesiyle metin güncel ve politik bir katmana da ulaşmıştır diye düşünüyorum.

Sizi Can-ı gönülden kutluyor İki Katlı Şehrimden Kucaklar Dolusu Selamlar Sevgiler Yolluyorum Çokca…
Oğuzhan KÜLTE
Oğuzhan KÜLTE, @oguzhankulte
24.2.2026 10:36:19
5 puan verdi
"Nedendir hayatla yüzleşememek ve onun içinde olabilmek varken kıyılarında sürünmek" dedirten, nostaljik unsurlarla da bezenmiş soran, sorgulayan, düşündüren dizelerdi kaleminizden. Derin duygu ve düşünüleri ve bunları "biz, bizler" paydasında görerek kaleme alanlara selâm olsun.
Etkili Yorum
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
24.2.2026 10:14:19
Bu mektup okurken kaçak çay yudumluyordum, sabahın erken saatlerinde gerçekten içten, katman katman bir ağıt gibi.
Cemal Süreya'ya (Cemal abi'ye) yazılmış, onun şiirlerini, imgelerini, sesini alıp bugünün acısına, kirine, plastikliğine çarpıtmadan, ama acıtarak yeniden kuruyor. Hem saygı, hem isyan, hem de bir tür "eyvallah" var içinde; veda değil, devam eden bir sohbet gibi.O meşhur "Hayat kısa, kuşlar uçuyor" dizesiyle başlıyor zaten, Süreya'nın o kısa, keskin, ama uçsuz bucaksız havasını yakalıyor.

Gökyüzü uçsuz bucaksız ama demir parmaklıklar paslı, çiçek torbası bezden ve kır çiçekleriyle dolu – tam Süreya'nın erotik, bedensel, ama aynı zamanda politik ve hüzünlü dünyasına yakışan bir imge. Soğuk demiri eriten sevda sıcaklığı, onun şiirindeki kadın-bedene, aşka, dokunmaya dair o "erotik döküm"ü hatırlatıyor; ama şimdi her şey fazla plastik, fazla sahte olmuş.

O ilk saflık, Gazze sokaklarında sıcak ekmekle koşan çocuğun gerçeği kaybolmuş gibi."Sesin seni senin sonuna kadar götürür" – bu da Süreya'nın bir dizesi ya da onun ruhuna çok yakışan bir söz, sessizliğe, dilsiz hayvana (belki sürgüne, belki ölüme) kadar götüren ses/ koku imgesiyle harmanlanmış. Ve en vurucu kısım: "Sizin hiç babanız öldü mü?" şiirinden gelen o ham, çıplak soru. Süreya babasını küçükken kaybetmiş, o şiirde "kör oldum" diye haykırıyor ya; şimdi tam tersi olmuş: babalar çocuklarının, çocuklar ekmeklerinin üstüne ölüyor. Acı tersine dönmüş, katlanmış, çoğalmış.Mektup, "merhaba" değil "eyvallah" diyor; yani "tamam, anlaşıldı, yolumuza bakıyoruz ama unutmadık". Kelimelerin canını yakan, dili terleten o mısralara selam. Ve son cümle: "Gülüşünden öperim Şairim.

Çünkü bilirsin, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir..." – işte burası muhteşem. Süreya'nın gülüşü, onun mizahı, alaycılığı, erotizmi hep halka aitti; bireysel değil, kolektif bir direniş, bir halk gülüyorsa anlamlı gülmek.Bu metin, Süreya'yı anmak için yazılmış en güzel şeylerden biri bence.

Hem onun dilini taşıyor, hem de bugünün yükünü onun omuzlarına bırakmadan, onunla paylaşıyor. Paslı parmaklıklara çiçek asmak gibi: griye renk, soğuğa sıcaklık katmak.
Teşekkür ederim paylaştığın için, içimi titretti.

Beyzade
Beyzade, @beyzade2
24.2.2026 09:49:19
5 puan verdi
Efsane bir şey bu çok duygulandım …Yüreğinize sağlık Ferda hanımefendi.
gölgesiz
gölgesiz, @golgesiz
24.2.2026 08:33:58
5 puan verdi
Utanıyorum kendi adıma insanlık adına hiç birşey yapmadan beklemek adına şımarık nesil yetiştirmek adına dünya böyle değildi diyemiyorum bencıllık adına utanıyorum müslüman evlatların kan kokulu ekmek peşinde annesız babasız kalmasından utanıyorum üvercınkaların uçamamasından özgürlügün şarapnel parçalarının altında kalmasından uçamamasından kalenin kavi ola üstadem sözün bile dilsiz şeytana dönüşmesınden susuyorum kalemın kavi ola duygun daım🤗🙏🏻💐
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
24.2.2026 07:30:13
5 puan verdi
Sevgili Ferda'nın bu mektubu, Cemal Süreya 'ya yazılmış en içten, en yaralı selamlardan biri gibi duruyor. "Üvercinka’nın Kıyısından" başlığıyla başlayan, paslı demir parmaklıklara asılı çiçek torbası imgesiyle biten bu satırlar, Süreya'nın şiirindeki o uçsuz bucaksız özgürlüğü, aşkı, isyanı ve hüznü alıp bugünün acımasız gerçekliğine çarpıyor..

Gazze'deki çocuğun sıcak ekmekle koşuşu, namlunun soğukluğu, "hayat kısa, kuşlar uçuyor"un utancından uçmayı bırakan kuşlar... Hepsi bir ağıt gibi, ama eyvallah diyen bir ağıt affetmeyen, ama vazgeçmeyen bir duruş.

Mektubun ruhu, Süreya'nın en derin izlerini taşıyor:

- "Hayat kısa, kuşlar uçuyor" – Süreya'nın o meşhur dizesi, burada Gazze'nin göğünde utançtan kanatlarını kapatan kuşlara dönüşmüş. Hayatın kısalığı artık sadece aşkın acısı değil, çocukların ekmek üstüne ölümü.
"Sesin seni senin sonuna kadar götürür" Süreya'nın sesi, o dilsiz hayvan sessizliğine, çiçek kokusuna bağlanmış; sanki şairin dili hâlâ terliyor, hâlâ aşk gibi söylüyor.

"Sizin hiç babanız öldü mü?" O meşhur şiirdeki kör edici kayıp, burada babaların çocuklarının, çocukların ekmeklerinin üstüne ölümüyle yankılanıyor. Süreya'nın çocuksu sorusu, şimdi küresel bir çığlığa dönüşmüş..

"Erotik döküm" Süreya'nın erotizmi, bedenin kabartılı güzelliği, burada "fazla plastik" bir dünyaya karşı saf gerçeğin peşinde koşan bir isyan olmuş.

Paslı parmaklıklara asılı bez torba çiçek dolu, bahar saklayan tam Süreya'vari bir imge: Soğuk demiri eriten sıcaklık, griye bırakılan kır çiçekleri, dünyanın yükünü sığdırmaya çalışan o küçük torba... Ve kapanış: "Gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir." Bu, Süreya'nın halkçı, ironik, ama derinden yaralı gülüşüne selam gibi.

Sevgili Ferda bu mektupla Süreya'yı diriltmiş sanki onun kelimelerini bugünün kanlı coğrafyasına taşımış. Şiir değil mektup, ama şiir kadar yoğun; sitem değil eyvallah, ama isyan dolu. Gazze'deki çocuğun gülüşü kadar kısa hayatı hatırlatırken, Süreya'nın kuşlarını utandırıyor ama o kuşlar hâlâ uçuyor, çünkü şairler susmuyor.

Yüreğine, kalemine sağlık sevgili Ferda... Bu mektup, okundukça o beyaz kağıtların köşesine bırakılan çiçek torbası gibi kokuyor, acıtıyor, ama aynı zamanda umut veriyor.
Gülüşüne selam olsun sevgili Ferda...


Kul Yorgun
🙏✍️☕
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL