5
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
147
Okunma

Tene düşen bir kar tanesi,
Erir de süzülürken bedenden.
Bilir yolculuk en son toprağa…
Topraktan gelip,
Döner yine toprağa.
Can olur, kan olur ;
Kuruyan ota…
Bir can ki! su misali ;
Devri alemde, berrak yolculuk.
Çağlar azgın nehirlerde..
Hayat taşır, her bir zerresinde.
Bir türkü çığırır, yürekleri ürküten.
Duyarız da , tıkanır hep kulaklar…
Dil hep aynı, aynı yere yolculuk.
Biliriz de, Okyanuslara akıp gittiğini,
Tersine döndürmek kimin haddine…
Sürüklenen hayat, akar gider.
Senaryosu yazılmış bir film gibi.
Mutlu son mu, bilinmez ki…
Ne güneşler batar üzerinden.
Ne geceler düşer sımsıcak Güneş’e.
Karanlıklarında parlar yıldızlar.
Ay doğar karlı dağların üstüne.
Ayazında üşür çaresiz bedenler.
Titreye titreye,
Kim bilir nereye giderler.
Bir dağ ki, sarar üstünü karın ayazı.
Kucaklar buz tutan her yanını.
Isıtır mı, bilinmez ki..
Güneş doğar, buzulların üstüne.
Güler kararan yüzü dağların.
Kardelenlerin boynu bükük…
Şahinler düşer üzerine
Çaresiz mahlukatın.
Bir sahnesidir sanki bu,
Senaryosu yazılan hayatın.
Bahar gelir de ısınınca tabiat,
Zakkumların kokusu sarar her yanı.
Çiçek çiçek süslenir toprak…
Gelincikler düşer kara yüzüne.
Papatyalar sarar mis kokulu.
Masmavi gökyüzünde ,
Bir cümbüş eşliğinde sanki ;
Tabiatın türküsü.
Karmakarışık düşler gibi
Hayat denen yolculuk.
Ta! Sonsuzluktan bastığımız yere…
İzleriz de bir film gibi hayatı,
Kalmaz Özetinde bir zerre akıl…
Erdinç Sert
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.