6
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
254
Okunma

Şehir, omuzlarında gürültü taşıyor,
Pencereler ışık değil yalnızlık sızdırıyor.
Yüzler birbirine değmeden geçiyor,
Kalpler kendi duvarına yaslanmış.
Selamlar yarı yolda düşüyor,
Kapılar eşiğini unutmuş gibi.
Kibir göğe doğru yükselirken,
Şefkat yer bulamıyor kaldırımlarda.
Bir gün, sessiz ve gösterişsiz
Bir alçakgönüllülük değse bu şehre;
İnsan başını biraz eğse,
Yüreğinin kapısını aralasa.
Vakit gelse, susmak bir iyilik olsa,
Her söz söylenmese.
Kalbin bildiği şeyler,
Dil yorulmadan anlaşılsa.
Akşam usulca inerken şehre,
Işıklar değil de dualar yansa.
İnsan, insanın yükünü
Biraz olsun paylaşsa.
Toprak, ayağın sertliğini değil
Yumuşaklığını hatırlasa.
Taş bile ısınsa bir bakışla,
Soğukluk yerini nefese bıraksa.
Sonra hiçbir şey eskisi gibi olmasa…
Aynalar yüzümüzü değil, niyetimizi gösterse.
Ve biz,
Yükselmenin yolunun
Alçalmaktan geçtiğini
Unutmasak.
..L.s..
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.