12
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
123
Okunma
Korkunun eceli
Issız uçsuz bucaksız bir karanlıktayım
Peşimde gölgeler karartılar koşuyor
Ben koşuyorum yakalanmamak için
Sesler çıkarıyorlar insan sesi değil
Hiç kuşun hayvanın sesi gürültüsüne bezemeyen
Vücutları şişme balon gibi şişe şişe geliyorlar
Şekilden şekile giriyorlar homurtu gürültü
Ellerinde sopalar bıçaklar kılıçlar ipler
Terlemişim yorulmuşum yine de koşuyorum
Ne gökte ay var ne yıldız var
Ne etrafta taş ağaç insan hayvan hiçbir şey
Yakalıyorlar beni çullanıp üstüme hepsi birden
Tuhaf yapışkan yumuşak hamur macun katran
Dolanıyorlar her tarafıma böğüre böğüre
Rüzgâr gibi bedenimi titretiyor su gibi içime akıyorlar
Çırpınıyorum öksürüyorum kusuyorum bağırıyorum
Kimi kolumu alıp kaçıyor kimi bacağımı sırtlıyor
Başımı biri omzuna almış kaçıyor gövdem ortada
Gözlerim dökülmüş yerde yuvarlanıyor
Kulaklarım kapılmış rüzgâra gidiyorlar
Toplamaya çalışıyorum her parçamı
Yerine koymaya çalışıyorum kayıyorlar düşüp
Feryattayım duymuyorlar görmüyorlar
Bu dünyaya ait olmayan ucube yaratıklar
Gözleri var görmüyorlar kulakları var duymuyorlar
Gökten bir gürültü şimşek gibi çakıldı yere
Hepsi peş peşe koşa koşa karanlığa dönüp
Silkindim kendime geldim baktım karanlığa
Tozla çörle çöple hışırtıyla yerlerden
Sürünerek gözlerimin ufkundan kayboldular
Birileri beni taşa tutmuş gibi bütün parçalarım
Tek tek atılarak bedenimdeki yerlerine oturdular
Korkum dindi terim soğudu yokladım kendimi
Bir ışık bir ışık içimden diye diye karanlığa daldım
Coşkûnî
5.0
100% (17)