2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma

Kadınlar bilirim…
Altın gibi parlayan,
Ama değerini ölçemeyen marangozların yanında
Bir parça tahta sanılıp bekletilen kadınlar…
Oysa içlerinde saklı ışık,
Bir ömrü aydınlatacak kadar güçlüdür.
Yanlış ellerde sabrı öğrenmişlerdir önce,
Sonra susmayı…
Çünkü anlatmanın bile yorulduğu anlar vardır;
İnsan kendini anlatmaktan vazgeçer,
Anlaşılmayı beklemeyi seçer.
Kadınlar bilirim…
Gülüşünü kolay harcamayan,
Kalbini bir bakışa teslim etmeyen,
Sevmenin ne demek olduğunu
Yaralarını saklarken öğrenen kadınlar.
Onlara çiçek verilmiştir belki,
Ama kök salacak bir sevgi verilmemiştir.
Yanlarında duranlar
Güzelliği görmüş ama ruhu okuyamamıştır.
Altını keser gibi ölçmeye çalışmışlar sevgiyi,
Oysa bazı kalpler
Teraziye sığmayacak kadar derindir.
Bir sözle kırılmışlar bazen,
Bir sessizlikle eksilmişler…
Ama yine de dimdik durmuşlar hayatın karşısında.
Çünkü güçlü kadınlar ağlamaz sanılır;
Oysa en çok onlar ağlar,
Kimse görmeden toparlanmayı bildikleri için.
Kadınlar bilirim…
Bir akşam vakti pencereye dalıp
Kendi değerini sorgulayan,
“Ben mi eksiktim?” diye düşünen…
Oysa eksik olan hiçbir zaman onlar değildir,
Onları okuyamayan kalplerdir eksik olan.
Yanlış ellerde geçen zaman
Bir kadını değersiz yapmaz;
Sadece ona
Kimin yanında solmaması gerektiğini öğretir.
Ve gün gelir,
Kendini küçülten bakışlardan uzaklaşır,
Kendi ışığını kendi yoluna serer.
Çünkü altın,
Toprağın içinde yıllarca kalsa da
Değerinden hiçbir şey kaybetmez.
Sadece onu bulacak doğru eli bekler.
Ve bir gün
Gerçekten gören biri çıkar karşısına;
Onu değiştirmeye çalışmadan,
Eksik aramadan,
Olduğu haliyle hayran kalan biri…
İşte o zaman kadın
Susarak değil,
Gülerek anlatır kendini.
Çünkü ilk kez
Değer görmekle sevilmenin
Aynı şey olduğunu hisseder.
Kadınlar bilirim…
Geç keşfedilen ama
Hiçbir zaman geç kalmayan mucizeler gibi.
Ve bilirim ki
Doğru kalp geldiğinde
Altın artık saklanmaz,
Işığıyla dünyayı bile utandırır...
#MehmetYETEK
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.