1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
100
Okunma
RUHUN NEFESİ AŞK
Aşk nedir? Sadece sevmek mi?
Yoksa sevdiğini sanıp biçare ağlamak mı?
Hayır, hayır...
İçinde o gizli sızının varlığını bilmek,
Hafifçe bir kor ateşle, yanmak ve yanmak...
Dikenli yollarda yalın ayak yürürken,
Acının cana değdiğini bile bile menzile varmak.
Sonra duyulmaz olur acı; sadece hissedilir,
Sevgilinin hasretiyle vuslatı bir bilmek...
Yanındayken bile özlemle kavrulurken,
Uzakta dahi "Yâ Hu" diyerek yanında hissetmek,
Kokusunu ciğerin en derininden çekmek...
Sırtında bir derviş heybesi misali;
Bir gözünde saadet, bir gözünde ince bir keder...
Zira hüzün hafiftir lakin acı ruhun gıdasıdır.
Her kalp atışında O’nu zikretmek,
Tüm damarlarında o nuru gezdirmek,
Aldığın her nefesi bir "Hu" ile mühürlemek...
Uykuda dahi O’nun adını sayıklamak;
Gözlerini kapattığında sanki gelecekmiş gibi,
Araf’ta; uyumakla uyanmak arasında kalmak...
Ve O geldiğinde, nefesini tutup kokusunda kaybolmak,
Aldığın o nefesi hiç bırakmadan, öylece durmak.
Vuslattan hiç uyanmak istememek;
Lakin uyanıp da görmediğini anladığında,
Hüngür hüngür ağlamak yerine, yüreğine kan akıtmak...
Her damlada O, her atışta O...
Damarların coşkun nehrinde O’nun yolculuğu,
Her adımda, her anda, her zerrede O...
Zira aşk, akıl işi değildir;
Zati, akıl dediğine aşk ne gerek?
Aşk dediğin; yürekte inim inim inlemeli,
Ruhunla birlikte kainatı gezinmeli...
Her nefeste acıyı bal eyleyip gülmeli,
Ve bulunduğun "an"da, O’nunla nefes almalı.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.