1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
153
Okunma
siciim:ip
Bu şiir; hayatla 2–3 yaşlarında tanışan ve hayatın, 16 yaşında onu neredeyse ölüme sürükleyip son anda ölmemesi gerektiğini düşündüren güçlü bir kadının, ömrünün şu ana kadarki kısmını bize sunmaktadır.
Kaçmışsın gökkubeye,
asmışsın kendini incir ağacına;
on altılık bebek.
Kopmuş kara sicim,
oğluna bağışlamış seni.
ama ne bağışlama…
Etleri ayrışmaya başlayınca hatırlamış seni;
seni çıkaran… ama ne hatırlama.
Sırtında hasta oğlun,
asker yolu beklersin.
vay, bu senin emeklerin.
Karnında yeni tohumun,
aklında hasta oğlun,
elinde bir sepet pamuk.
çalışmakta kocan;
arkanda yalın canavarın.
Öğrenmişsin küçüklüğünde yalın ayaklığı.
Bezli adam ne yapar sana,
on altılık bebek?
Eskiden beline kadardı saçın;
şimdi kafanı örter saçın.
Şimdi ne saç ne baş, on altılık.
Torunlar, torbalar… on altılık.
Şimdi onlar için korkarsın;
ne incir ağacını görürsün
ne gökkubeyi.
Ama sen hâlâ on altılık bebeksin,
on altılık bebek.
09.02.20206
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.