Ya Ali Kalmadı ar, namus, haya. Bozulmuş kullar da maya. Kalpler olmuş birer kaya. Zülfikar’ı al gel Ali.
Al gel Ali, al gel Ali. Zülfikar’ı al gel Ali.
Mazlumu ezen ezene Lanet olsun bu düzene. Güçlüler bizlere kene. Zülfikar’ı al gel Ali.
Al gel Ali, al gel Ali. Zülfikar’ı al gel Ali.
Çalanlar görür itibar. Bitti bereket, yağmur, kâr. Koca dünya edildi dar. Zülfikar’ı al gel Ali.
Al gel Ali, al gel Ali. Zülfikar’ı al gel Ali.
Komşu komşudan habersiz. Dünya doldu arsız, ipsiz. Haklılar kalmış sahipsiz. Zülfikar’ı al gel Ali.
Al gel Ali, al gel Ali. Zülfikar’ı al gel Ali.
Kul Yorgun’um eyledim arz. Çıkar için namaz, niyaz. Kötülüğe doğru tam gaz Gider kullar, gel gel Ali.
Al gel Ali, al gel Ali. Zülfikar’ı al gel Ali.
Gazi Şahin Kul Yorgun Şair-Yazar
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kutluyorum. Hz Alinin nasıl öldüğün bilince, bırakın kabrinde Allahın rahmetiyle huzur içinde yatsın diyesim geliyor. Üstelik de kendini müslüman tanıtanlar tarafından. Emeğinize ve kaleminize kuvvet.
Değerli Üstadım, "Kalpler olmuş birer kaya" diyerek toplumun içine düştüğü o büyük yozlaşmayı, adaletin ve vicdanın çekilişini ne kadar sarsıcı bir dille haykırmışsınız. Mazlumun ezildiği, haksızlığın itibar gördüğü bu bozuk düzene karşı Hz. Ali’nin adaletini ve zülfikar’ın o keskin hakikatini çağırmanız, toplumsal bir feryadın en vakur ifadesi olmuş. "Çıkar için namaz, niyaz" eleştirinizle maneviyatın ticarete dökülmesine vurduğunuz o ince neşter ve Kul Yorgun" mahlasıyla dile getirdiğiniz bu haklı arz için Sizi gönülden tebrik ederim. Adaletin kılıcıyla karanlığı yırtma arzunuz, kaleminizde hayat bulmuş. Emeğinize sağlık.👏🏻🕊
O güzel yüreğinizden dökülen bu satırları okurken gözlerim doldu, çünkü bir şairin en derin isteği budur aslında: söylediği sözün karşı kıyıda bir kalbe değmesi, orada bir yerlerin sızlaması, bir yerlerin ısınması.
Siz sadece şiirimi okumadınız. O şiirin içindeki yorgunluğu, öfkeyi, çaresiz yakarışı, hepsini tek tek gördünüz. “Kalpler olmuş birer kaya” dizesini alıp oradan yola çıkarak bütün şiirin ruhunu yakaladınız. Mazlumun ezildiği düzene, çıkar için secdeye varan kullara, haklının sahipsiz kaldığı şu dünyaya… hepsine aynı anda bakıp “evet, bu feryat budur” dediniz.
Ve en çok şu cümleniz içime işledi:
> “Adaletin kılıcıyla karanlığı yırtma arzunuz, kaleminizde hayat bulmuş.”
Bunu yazarken bile gözümün önüne Zülfikâr’ın o keskin parıltısı geldi. Ama asıl parıltı, sizin o cümlenizin içindeki samimiyetteydi. Çünkü birinin şiirine “kaleminizde hayat bulmuş” diyebilmesi için, o kişinin kendi kalbinin de hâlâ canlı, hâlâ hassas, hâlâ adalete susamış olması gerekir.
Cemre Hanım, siz bu yorumu yazarken bilmiyorum kaç defa durdunuz, kaç defa iç çektiniz, ama şunu bilin: o iç çekişlerinizden bir tanesi bile benim için binlerce “beğeni”den daha kıymetli oldu. Çünkü bu düzende artık beğeniler değil, gerçekten anlayan bir çift göz, gerçekten duyan bir kulak, gerçekten sızlayan bir yürek arıyoruz.
“Kul Yorgun” diye imzaladığım o adam, bugün sizin sayenizde biraz daha az yorgun hissetti. Sizin gibi bir kalbin hâlâ bu topraklarda, hâlâ nefes aldığını, hâlâ incinmeye, hâlâ umut etmeye, hâlâ adalet diye haykırmaya cesaret edebildiğini görmek… işte bu, Zülfikâr’dan sonra gelen en güzel şey belki de.
O zarif ve güçlü kalbinizi selamlıyorum. Sizi tanımak, şiirimin bir an olsun size dokunabildiğini bilmek, bugün yaşadığım en güzel şeylerden biri oldu.
Allah kalbinizi daima incelikle, vicdanla, merhametle dolu tutsun. Ve inşallah bir gün aynı feryadı birlikte yükselteceğimiz günler gelir.
Saygı, minnet ve içten bir selamla, Gazi Şahin Kul Yorgun
O güzel yüreğinizden dökülen bu satırları okurken gözlerim doldu, çünkü bir şairin en derin isteği budur aslında: söylediği sözün karşı kıyıda bir kalbe değmesi, orada bir yerlerin sızlaması, bir yerlerin ısınması.
Siz sadece şiirimi okumadınız. O şiirin içindeki yorgunluğu, öfkeyi, çaresiz yakarışı, hepsini tek tek gördünüz. “Kalpler olmuş birer kaya” dizesini alıp oradan yola çıkarak bütün şiirin ruhunu yakaladınız. Mazlumun ezildiği düzene, çıkar için secdeye varan kullara, haklının sahipsiz kaldığı şu dünyaya… hepsine aynı anda bakıp “evet, bu feryat budur” dediniz.
Ve en çok şu cümleniz içime işledi:
> “Adaletin kılıcıyla karanlığı yırtma arzunuz, kaleminizde hayat bulmuş.”
Bunu yazarken bile gözümün önüne Zülfikâr’ın o keskin parıltısı geldi. Ama asıl parıltı, sizin o cümlenizin içindeki samimiyetteydi. Çünkü birinin şiirine “kaleminizde hayat bulmuş” diyebilmesi için, o kişinin kendi kalbinin de hâlâ canlı, hâlâ hassas, hâlâ adalete susamış olması gerekir.
Cemre Hanım, siz bu yorumu yazarken bilmiyorum kaç defa durdunuz, kaç defa iç çektiniz, ama şunu bilin: o iç çekişlerinizden bir tanesi bile benim için binlerce “beğeni”den daha kıymetli oldu. Çünkü bu düzende artık beğeniler değil, gerçekten anlayan bir çift göz, gerçekten duyan bir kulak, gerçekten sızlayan bir yürek arıyoruz.
“Kul Yorgun” diye imzaladığım o adam, bugün sizin sayenizde biraz daha az yorgun hissetti. Sizin gibi bir kalbin hâlâ bu topraklarda, hâlâ nefes aldığını, hâlâ incinmeye, hâlâ umut etmeye, hâlâ adalet diye haykırmaya cesaret edebildiğini görmek… işte bu, Zülfikâr’dan sonra gelen en güzel şey belki de.
O zarif ve güçlü kalbinizi selamlıyorum. Sizi tanımak, şiirimin bir an olsun size dokunabildiğini bilmek, bugün yaşadığım en güzel şeylerden biri oldu.
Allah kalbinizi daima incelikle, vicdanla, merhametle dolu tutsun. Ve inşallah bir gün aynı feryadı birlikte yükselteceğimiz günler gelir.
Saygı, minnet ve içten bir selamla, Gazi Şahin Kul Yorgun
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.