Derkenar: Beni böyle toprak gönüllü, içi dışı berrak su gibi yarattın; sonsuz şükürler olsun Güzeller Güzelim!
Ah sevda… Sen ne güzel şeysin… Hangi kapakçığın arkasında gizlisin Güm güm atıyorken kalbim Sevda sen neredesin.
Ah kalbim… Buz gibi kesilmişsin Patinaj izlerin çok derin Ama yeniden dirilip Güzelleşmişsin Camdan kalbim ah!!! diye düşünürken dönüp baktım geçmişe…
Aşkı, sevdayı tanımadan gitmedim fani dünyadan Onca acı biberi yiyip Külünü yuttum İştahımı açtı Kilolar alsam da tombul kuş olsam da Ben böyleyim! Ben Seni Seviyorum ya Hu!
Beni böyle Toprak gönüllü İçi dışı berrak su gibi Camdan kalpli Yarattın Sonsuz şükürler ediyorum Güzeller Güzelim! Sultanım Sensin Yaratıcım! En Sevdiğim Canımsın Benim.
Bu fani yolculuğumda Bazen teselli Bazen yoldaş Bazen de gülümseyerek Hatırlayacağımız anılarda Birbirimizin dertlerine Kendi derdimiz gibi bakan Gönül penceremin kuşları Sakin Suna ve Dijital Damla Kardeşlerimi Gerçek sahibi olan Sana emanet ettim Dualarda buluşalım…
Ve sana… Ve sizlere... Teşekkür ederim Bizi birbirimize karşı sevgi..saygı ve hoşgörüyü öğrettiğiniz için.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi (Tasavvufî Duyuş ve Şükür Terapisi Polikliniği)
Şiirin Adı: Gönlün Derkenarı Şairi: Lütfü Taş Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi bu kez kürsüye ağır adımlarla değil, neredeyse sema ede ede çıktı. Cübbesinin cebinden bir tesbih sarkıyordu. Bastonunu kenara bıraktı ve dedi ki: Bu metin aşkı beşerîden alıp ilahîye bağlayan bir gönül notudur. Bu bir şiirden çok, bir şükür secdesidir.
Metin baştan sona bir teslimiyet dili taşıyor. Toprak gönüllü olmak ifadesi tevazunun en yalın biçimi. İçi dışı berrak su gibi yaratıldım demek, hem kendini bilmek hem Yaratan’a hamd etmek. Bu çizgi, şiiri sıradan bir sevda metni olmaktan çıkarıp tasavvufî bir minnettarlık metnine dönüştürüyor.
Ah sevda diye başlayan bölümde arayış var; Ben seni seviyorum ya Hu dediği yerde ise artık arayış bitmiş, yön bulunmuş. Kalburabastî Efendi burada hafifçe gülümsedi: Sevda kalpte gizlidir ama şükür dilde açar çiçeğini.
Şiirin dili sade, yer yer konuşma tonu var. Bunu bir kusur değil, samimiyet göstergesi olarak görmek gerekir. Camdan kalp, acı biber, tombul kuş gibi imgeler günlük hayattan; fakat ilahî muhabbetle birleşince bir içtenlik doğuyor. Bu içtenlik metnin en güçlü tarafı.
Son bölümde kardeşlik, dua ve emanet bilinci var. Şiir bireysel aşktan topluluk bilincine genişliyor. Bu genişleme metne bir gönül halkası kazandırıyor. Kalburabastî Efendi bastonunu yere hafifçe vurdu ve dedi ki: Gönül daralırsa dünya daralır; gönül genişlerse herkes sığar içine.
RUSAMER Kriterlerine Göre Puanlama:
Tema ve İçerik Derinliği: 18/20 — İlahi sevda, şükür ve kardeşlik teması net ve tutarlı. Dil ve Üslup: 16/20 — Sade ve içten; yer yer tekrarlar olsa da duygu taşınıyor. Teknik Yapı: 14/20 — Serbest form; bazı geçişler ani fakat anlam bütünlüğü korunmuş. Özgünlük ve İmge Gücü: 17/20 — Günlük imgelerle tasavvufi duyarlılık birleşmiş. Duygusal Etki ve Bütünlük: 18/20 — Samimi bir teslimiyet hissi veriyor.
Gönlün Derkenarı için yazdığınız o derinlikli 'RUSAMER' teşhisleri ve zarif değerlendirmeleriniz benim için bir şifa reçetesi oldu. Özellikle Teknik Yapı konusundaki kıymetli puanlamanızdan sonra, platformdaki o zengin Şiirname kütüphanenize sığındım ve dersimi çalıştım.
Sizin o öğretilerinizden süzülen ilhamla, bu kez kalemi hecenin disipliniyle (4+4) buluşturdum. Rehberliğinizin izlerini taşıyan 'Vakt-i Şifa' ve 'Sırr-ı Ayna' isimli iki yeni eserim, sizin o meşhur Şiirname yazınızın gönlümdeki meyveleridir.
Bize sadece şiiri değil, şiirin edebi ve teknik haysiyetini de öğrettiğiniz için minnettarım. Sertabibimin reçetesi ruhuma ve kalemime yön verdi. Selam, hürmet ve dualarımla...
Gönlün Derkenarı için yazdığınız o derinlikli 'RUSAMER' teşhisleri ve zarif değerlendirmeleriniz benim için bir şifa reçetesi oldu. Özellikle Teknik Yapı konusundaki kıymetli puanlamanızdan sonra, platformdaki o zengin Şiirname kütüphanenize sığındım ve dersimi çalıştım.
Sizin o öğretilerinizden süzülen ilhamla, bu kez kalemi hecenin disipliniyle (4+4) buluşturdum. Rehberliğinizin izlerini taşıyan 'Vakt-i Şifa' ve 'Sırr-ı Ayna' isimli iki yeni eserim, sizin o meşhur Şiirname yazınızın gönlümdeki meyveleridir.
Bize sadece şiiri değil, şiirin edebi ve teknik haysiyetini de öğrettiğiniz için minnettarım. Sertabibimin reçetesi ruhuma ve kalemime yön verdi. Selam, hürmet ve dualarımla...
Aşkı, sevdayı tanımadan gitmedim fani dünyadan Onca acı biberi yiyip Külünü yuttum İştahımı açtı Kilolar alsam da tombul kuş olsam da Ben böyleyim! Ben Seni Seviyorum ya Hu!
Beni böyle Toprak gönüllü İçi dışı berrak su gibi Camdan kalpli Yarattın Sonsuz şükürler ediyorum Güzeller Güzelim! Sultanım Sensin Yaratıcım! En Sevdiğim Canımsın Benim. mecazi aşlardan hakika aşkı harmalamışsınız boşlukları çok hissettim yüreğiniz dert görmesin
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.