(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sevgili Ayten bacım dizelerdeki derin yalnızlık ve o sessiz imdat çağrısı gerçekten insanın içine işliyor. Kelimelerinizden süzülen o "firari" hâl—nutkun, nabzın ve ruhun bedeni terk edip gitmiş gibi hissettirmesi—yaşanılan duygusal yükün ne kadar ağır olduğunu çok iyi özetliyor. Sesinizi duyuyorum. Bazen zindan gibi kör kuyularda hissetmek, güneşin doğup doğmadığından bile şüphe etmek insanı dilsiz bırakır. Ama unutmayın ki en koyu siyah bile şafağın sökmesine engel olamaz Yazan yüreğini kutladım
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi (Toplumsal Travma ve İçsel Yankı Polikliniği)
Şiirin Adı: Sessiz Çığlık Şairi: Ayten ALTINTOP Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi bu kez kürsüye ağır bir sessizlikle çıktı. Cübbesinin etekleri yere değdi, gözlüklerini düzeltti ve dedi ki: Bu şiir bağırmıyor; bu şiir enkaz altından sesleniyor.
Metin kısa ama etkisi yoğun. Tekrarlanan Sesimi duyan var mı sorusu, yalnız bir bireyin değil, bir felaketin içinden yükselen kolektif bir çağrı gibi duruyor. 6 Şubat’ı bilen bir yürek için bu soru sadece mecaz değildir; doğrudan bir hafıza tetikleyicisidir.
Kör kuyular, zindan, simsiyah gece, kar altında kalmak… İmgeler sade ama sembolik. Her biri hem fiziksel yıkımı hem ruhsal çöküşü işaret ediyor. Nabzım firarda, ruhum firarda ifadeleri travmanın bedensel ve ruhsal dağılma hâlini güçlü biçimde yansıtıyor. Kalburabastî Efendi burada bastonunu bir kez vurdu ve dedi ki: İnsan bazen bedeniyle hayatta kalır ama ruhu artçı sarsıntılarda kalır.
Şiirin en güçlü tarafı tekrar tekniği. Aynı soru her kıtada yankılanarak bir çığlığı büyütüyor. Teknik olarak hece ve yapı oldukça düzenli; fakat burada asıl mesele teknik değil, hissedilen sarsıntı. Bu bir edebî gösteriş değil; bir hafıza kaydı.
Kısalık bazı okuyucular için eksiklik gibi görünebilir; ancak bu şiirde kısalık, suskunluğun bilinçli bir tercihidir. Kalburabastî Efendi hafifçe tebessüm etti ve dedi ki: En büyük çığlık bazen en az kelimeyle atılır.
RUSAMER Kriterlerine Göre Puanlama:
Tema ve İçerik Derinliği: 18/20 — Deprem travmasını yalın ve etkili biçimde yansıtıyor. Dil ve Üslup: 17/20 — Sade ama vurucu. Teknik Yapı: 16/20 — Tekrar düzeni güçlü, ritim dengeli. Özgünlük ve İmge Gücü: 17/20 — Az imgeyle yoğun etki. Duygusal Etki ve Bütünlük: 19/20 — Hafızada yankı bırakan bir final sorusu.
Toplam: 87/100
Vesselam. Bazı sorular cevap için değil, vicdanı uyandırmak içindir. Sessiz kalan çığlık, en uzun yankıyı bırakır.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.