0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
25
Okunma
Karanlıktan yorulunca
Yıldız yıldız sözler okumak istiyorum
Elin değil elimin nasırlarına bakıp
Topuk nasırlarımdaki tatlı acıya gülümsemek
Toprağın da nasırları olurmuş dediler
Sonraki günler veya haftalarda
Genelde cenazeler için evden çıkıyorum
Biraz düşünüyor biraz dinliyorum konuşanları
Soran olursa söylerim
Olmayınca susuyorum
Sormuyorum toprağa da mermere de
Kimi rüzgâr fısıldar kimi bir ağaç yaprağı
Önceden mezar yeri satın alanların tabelaları da var
Önceden tahsis etmiş kendine veya ailesi için kimi
Duvarlarla tel örgülerle çevrilmiş mezarlıklar
Sanki bir kovan gibi içleri de
Arıları arıyorum sonra
Mevsimine göre vızıltılarını dinliyorum
Mezarlık çiçekleri rengârenk olsa da
Rengârenk arabaların lastiğine sıkışmış taşlar çekiyor ilgimi
Bulutların da nasırına basmadan vakti gelince ayrılıyorum kalabalıktan
Elimde değil nasırlarım epey kalınlaşmış ellerimde
Hayal ediyorum gibi
Edilen duaları da duyuyorum elbette
Lakin ben pazarlık ediyorum gönlümle
Adağım olsun diyorum çok çok sessizce
Söyleyeceklerimin tükendiğini fark ediyorum sonra
Kaldırımların nasırlarına basmadan yürüyorum mecburen
Kendi yansımamı görünce bir araba camında
Gürültüler dökülüyor zihnime
Başkalarının da yansımasını görünce
Bir tufan bir fırtına koparıyorum yıldızlar âleminde
Âlemlerin de nasıra basmadan geçip gideceğim diyorum
Bir alemsin sen de diyor selam veren merhaba diyen biri
Börtü böceğin nasırlarına bastığımı fark ediyorum sonra
Sineklerin kanadındaki nasırların tatlı bir ızdırabını hissediyorum
Sonra parklardaki ölüleri izliyorum birkaç gün veya hafta sonra
Yollardaki ölüleri
Evlerdeki ölüleri
Ölüme âşık olmamak olmaz demiş ya şairin biri
Bir nefes veriyorum can çekişen içime
Onlar da bana bir nefes veriyor
Yaşayıp gidiyoruz işte.
Yıldızları fark edemiyorum hareket halindeyken...