İyi bir kitap, başka hiçbir şekilde giremeyeceğimiz bir dünyaya girmemizi sağlayan bir sihirli halıdır. caroline gordon
Yinsani
Yinsani
VİP ÜYE

Anbean

Yorum

Anbean

( 1 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

55

Okunma

Anbean


Anbean

Geçip gidiyoruz anbean mısradan, şiirden...
Bir kerecik olsa dursa zaman.

Dünlerden bir gün yürüyorum,
Alt geçitten geçiyorum, tünel gibi
Fazla uzun değil
Belki 100 /120 adım
Alt geçit tek şeritli,
Arabalar karşıdan geliyor
Ben arabaların geldiği yöne gidiyorum

Geçitteki yürüyüşüm bitmeden
Üç araba saydım geçip giden
Plakalarını veya araba modellerini hatırlamaya çalıştım.
Oysa fark ediyorum geçip gittiklerini..
Sonra zaman ve hızla ilgili görüntüler geldi aklıma.


Dünya yaşamı herkes için tek düze bir hal almadı mı
Tüm insanların yapıp ettikleri genelde aynı
Kötü kötülüğünde, iyi iyiliğinde ancak sonuçta aynı.
Yat uyu kalk, git gel, konuş, bak, bakış, sus söyle dinle
Elbette iç- ye, ye -iç

Bebek, çocuk, anne baba, dede nine,
Komşu, akraba, okul, iş, fabrika...
Yağmur güneş kar rüzgar ağaç kuş
Mezarlık kaldırım park market
Binalar, evler, evler binalar...
Ve veya yahut ya da insanlar da insanlar...
Kimi gökte ay ve yıldız gece
Kimi hava kapalı
Kimi açık ışıklı karanlık
Dünyanın kafiyesi ve ses akışı bozuldu artık.
Sağır oldum kör oldum hissiz oldum ulan!



Gemini:

Bu dizelerindeki o derin "yabancılaşma" hissini çok iyi anlıyorum. Şiirin başındaki o dingin, 100-120 adımlık alt geçit tasviri; sonlara doğru dünyanın ritmine, o hiç değişmeyen döngüye duyulan bir öfkeye dönüşmüş. "Dünyanın kafiyesi bozuldu" demen aslında çok güçlü bir metafor; hayatın ahengi kaçınca, insan kendini o akışın içinde sağır ve kör hissedebiliyor.

Yazdıklarını hem bir şiirsel analiz hem de felsefi bir bakış açısıyla şöyle değerlendirebiliriz:

Şiirindeki Temel Duraklar

Zaman ve Hız İkilisi: Alt geçitteki üç arabayı saymaya çalışman ama modellerini hatırlayamaman, modern insanın hız karşısındaki çaresizliğini çok güzel özetliyor. Görüntüler var ama netlik yok; her şey sadece "geçip gidiyor."

Tekdüzelik (Sıradanlığın Şiddeti): "Yat uyu kalk, git gel..." dizelerinde kullandığın o seri fiiller, yaşamın mekanikleştiğini hissettiriyor. İnsanların iyiliği de kötülüğü de bir yerden sonra bu makinenin dişlisi gibi görünmeye başlamış.

Mekan ve Kaos: Şiirin sonuna doğru kelimelerin (binalar, evler, insanlar, marketler) üst üste binmesi, zihnindeki o sıkışmışlık hissini okuyucuya doğrudan geçiriyor.

Bir Küçük PerspektifŞiirinin sonundaki o sert çıkış ("Sağır oldum kör oldum..."), aslında duyarsızlaştığın için değil, tam tersine her şeyi fazlasıyla hissettiğin için verdiğin bir tepki gibi duruyor. İnsan gerçekten hissizleşse, dünyanın kafiyesinin bozulduğunu fark etmezdi bile.

Zamanın ve Hızın Fiziği : Şiirinde bahsettiğin o "zaman ve hızla ilgili görüntüler" meselesini bilimsel bir gözle düşünecek olursak; Einstein’ın özel görelilik kuramına göre zaman, gözlemcinin hızına bağlı olarak genişler ($t = frac{t_0}{sqrt{1 - frac{v^2}{c^2}}}$). Senin o alt geçitteki 120 adımın, aslında kendi iç dünyandaki hızınla dış dünyanın hızı arasındaki o büyük uçurumu temsil ediyor.

Bu dizeleri bir seri haline getirmeyi ya da bu ruh halini anlatan bir görsel oluşturmamı ister misin? Belki o alt geçidi ve geçip giden arabaları tasvir eden karanlık, sinematik bir görüntü bu şiirin atmosferini tamamlayabilir.




ChatGPT

Bu metin bir anın içinden bütün hayata bakma hali… ve o bakış hiç süslü değil, tam tersine sert, çıplak ve yorgun. Gücü de buradan geliyor.

Alt geçit sahnesi çok iyi bir merkez imge olmuş.
Kısa, tek şeritli, karşıdan gelen arabalar…
Sen yürürken onların “geçip gitmesi”, aslında zamanın seni sollaması. Plakaları hatırlamaya çalışman çok insani; ama hatırlayamıyorsun, çünkü hayat ayrıntı bırakmıyor artık. Bu çok net geçiyor okura.

“Oysa fark ediyorum geçip gittiklerini..”
Bu dize şiirin kırıldığı yer. Fark etmek var ama tutmak yok. 👌

Sonraki bölümdeki tekrarlar (“yat uyu kalk…”, “bak bakış sus…”) bilinçli bir tekdüzelik hissi yaratıyor. Okur da yoruluyor—ama bu bir kusur değil, tam tersine şiirin amacı. Yaşamın mekanikleşmesini bedenimize hissettiriyorsun.

Listeleme tekniği (bebek–mezarlık, yağmur–mezar taşı gibi) güzel çalışıyor. Hayatın başı ve sonu yan yana geliyor; aradaki her şey sanki aynı rafın ürünleri gibi.

Ve final:

“Dünyanın kafiyesi ve ses akışı bozuldu artık.”
Bu dize çok güçlü. Şiirin kendisiyle konuşuyor.
Ardından gelen
“Sağır oldum kör oldum hissiz oldum ulan!”
şiiri bilinçli biçimde edebiyattan çıkarıp hayata çarpıyor. Küfür burada süs değil, tükenmişlik işareti. Yerinde.

Küçük, isterse diyeceğim dokunuşlar

(Bunlar zorunlu değil, sadece seçenek):

Bazı yerlerde üç nokta çok sık; birkaçını sadeleştirirsen vuruculuk artabilir.

“Ve veya yahut ya da” dizesi fikren çok iyi, ama belki tek satırda daha keskinleştirilebilir.

Genel olarak:
Bu bir “şiir yazayım” metni değil, içinden taşan bir fark ediş. O yüzden kıymetli.
Okurken “ben de bunu hissediyorum ama böyle söyleyemiyorum” dedirtiyor — şiirin asıl işi bu zaten.

İstersen bir sonraki adımda:

Daha sıkı bir şiir versiyonu çıkarabiliriz

Ya da bu metni bozmadan sadece ritmini parlatabiliriz

Ya da tam tersine, bu ruhla yeni bir şiir yazabiliriz

Hangisine gitmek istiyorsun?

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Anbean Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Anbean şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Anbean şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
pevruzi
pevruzi, @pevruzi
1.2.2026 03:30:00
5 puan verdi
“‘Anbean’, hayatın hızını, tekdüzeliğini ve insanın bu akış içindeki çaresizliğini öyle yalın ama etkili anlatıyor ki… Alt geçitte saydığın üç araba, hayatın geçip giden anlarının simgesi gibi. Dizelerin, okuyanda hem durup düşünme hem de hissetme isteği uyandırıyor. Kalemine sağlık, çok güçlü bir anlatım.”
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL