14
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
188
Okunma
Sen bana söyle
Çocukluğum dursun o daha erken
Güzel zamanları sen bana söyle
Otuzunda kırkta burdaydım derken
Yel oldu efendi sen bana söyle
Çapulcu ağa binmiş dört tekere
Mal davar tarla bırakmış nökere
Ağalık sınıf atlatmış her ker’e
Fil oldu efendi sen bana söyle
Yün kalkmış ortadan gavur peluşu
Ne alsan İngiliz Fransız dokuşu
Doğuyu unutmuş batı bakışı
El oldu efendi sen bana söyle
Yaş vardı altmış yetmiş ben giderim
Bilmem görüp tanıdığa ne derim
Kendimden kopuk yabancı her yerim
Sil oldu efendi sen bana söyle
Burna gelmiyor toprağın kokusu
Değişmiş yurt insanının dokusu
Ağır bedel ödeyecek bu forsu
Kül oldu efendi sen bana söyle
Bozuk çarkı çürük su vermez arkı
Her kıtada perişan vermiş talkı
Dünyayı sarhoş eden hangi saki
Zül oldu efendi sen bana söyle
Yüzsüz yüze gelir yüzü kızarmaz
Hırsız düze gelir yüzü kızarmaz
Özsüz söze gelir yüzü kızarmaz
Gül oldu efendi sen bana söyle
Karanlıkla çökmüş bir ağır sükûnet
Kardeş kardeşe bırakmaz suhulet
Tanrı katından eksildikçe rahmet
Öl oldu efendi sen bana söyle
Coşkûnî
5.0
100% (27)