1
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
377
Okunma
kendime ,yeniden
Ben seni bilmem, o beni
Çok odun yükleme ateşe yanar sesler
Rak, metal, sacda ekşimikli
Çok efor harcar ama açlık
Kaçar ağzımızın ,
Ağaçlara ağıtsız tadı
Alırlar adını avuçlara, bu kim
Tak tak kapı, biz geldik
Gecenin ayakları tekinsiz yolcular
Açmaz çoğunluk peçesini,
Yıldız ışığına
Görünene bakarak görünmeyenin tarifi
Muhacir eller gibi
Tutamla, damlayla, çokçası ölçüsüz sevgi
Gibisine yaşanıyor, nefesin gidişine
Yerel ezgileri gömdük detone şeylere
Efkardan sayalım, olsun hadi dumanın davidoff
Alevlenmek durduk yere
Koş hadi koş, kaşları ay hilâli, gecenin köprüleri
Döndü salıncaklar geri
Uçan kayıklar nerede, ora o kasabalı panayır
Sabrını kağnılara yükleyen yolculuklar
Testilere doldurup gelmek kolay değil
Tuna uzunu, genişi bir ırmağı
Nehir demiyoruz ,
Mehri olur her anımsamanın
Mizaca işlenen gök rengi oya
Görmeden işiterek körebe
Sobelendin işte dızmana kokusuna
Korkusuna, vatan dediklerinin
Bu fidanlar bu kışı atlatır
Gömelim ayaklarından zamanı
Tam da buraya
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.