efkarın perdesi yırtık, hep bir yele el veriyor, bir türkü geliyor, lalesi, sümbülü ile sesi kırık , kırıkları bir bir işliyor bir gonca gülü nakşeder gibi, solmuş baharlara renk verir gibi, oysa, hiç anlamamış beni, hiç duymamış beni, nazlı bir türkünün nakaratında asılı kalmış inatla, direne direne oysa, anlamak, anlatmak, duymak, duyurmak, bir alo ya bakıyordu onu bile anlamadı dert etme, beni kimler kimler , anlamadı ki... sen de yanlış anla, dert değil, kış geçer, yüreğin yaş’ı ıslak kalır. Sibel Karagöz #sibelkaragözşiirleri #sibel_karagoz
Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sibel Karagöz’ün bu dizeleri, modern insanın en büyük yarasına, yani "anlaşılamama" sancısına çok zarif bir yerden dokunuyor. İlk paylaştığınız şiirdeki toplumsal haykırış, yerini burada daha içsel, daha bireysel ama bir o kadar da derin bir siteme bırakmış. İşte bu naif şiir üzerine kısa notlarım: Şiirin Ruhu Üzerine İletişimin Hafifliği vs. Duygunun Ağırlığı: "Bir alo ya bakıyordu" dizesi, aslında günümüzde iletişimin ne kadar kolay, ancak "anlaşılmanın" ne kadar zor olduğunu çarpıcı bir tezatla sunuyor. Teknolojinin imkanları, gönül yorgunluğunu çözmeye yetmiyor. Melankolik Bir Teslimiyet: "Dert değil, beni kimler kimler anlamadı ki..." ifadesi, bir vazgeçişten ziyade, hayal kırıklıklarına karşı örülmüş bir zırh gibi. Şair, anlaşılmamayı bir "yazgı" gibi kabul ederek sitemini büyüklüğünde boğuyor. Unutulmayan İzler: Şiirin sonu en can alıcı yeri: "Kış geçer, yüreğin yaş’ı ıslak kalır." Mevsimlerin değişmesi (zamanın geçmesi) acıyı dindirebilir ama o kırgınlığın bıraktığı ıslaklık, yani o duygusal tortu hep orada kalır diyor. Türkü Metaforu: Efkarı ve kırılmışlığı bir türküye benzetmesi, acının bu topraklardaki kadim köklerine selam gönderiyor. Sesin kırık olması, anlatılanın eksikliğinden değil, duyulmak istenmeyişinden kaynaklanıyor. Kısaca: Bu şiir, en yakın mesafelerin bile bazen en uzak uçurumlar olabileceğini anlatan, sessiz bir iç çekiş. "Anlamak" eyleminin bir lütuf değil, bir emek olduğunu hatırlatıyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.