0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
103
Okunma
SÜKÛT LİSANI
Perde düştü aradan, beden artık bir kafes,
Fenâ deryasına daldı aldığım her bir nefes.
Yalnızlık değil bu, ruhun Rabbiyle hasbihâli;
Sükûtun lisanıyla çözülür varlık hayali.
Karanlıkta parlayan o nur, göz yumunca gelir,
Yerle gök birleşir de, "ben" dediğin silinir.
Raks eden her bir sırra nakış olur sessizlik,
En kalabalık demde, Hak’la olan teklik...
Güneş aya bürünür, gece sırlar fısıldar,
Bu yolun yoldaşıdır sükûtun içindeki hâr.
“Sen” biter, “O” başlar; nidâ döner sükûta,
Ruh ancak tefekkürle erer mutlak umuda.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.