3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
119
Okunma
Akşam oluyor,
şehir kendini topluyor yavaş yavaş
bir masa örtüsü gibi
üstümde sen eksik.
Seni düşünmek
yasaklı bir sokağa girmek gibi artık,
kimse bir şey demiyor
ama içimde sirenler çalıyor durmadan.
Ben alışamadım
bazı yoklukların
hiç dolmamasına.
Bir sandalye hep boş kalıyor,
bir cümle yarım,
bir akşam hep erken bitiyor.
Zaman geçiyor diyorlar,
geçiyor elbet
ama bir yerden sonra
sadece üzerinden geçiyor insanın.
İçine uğramıyor.
Senin adın hâlâ
en sessiz yerimde duruyor,
dokununca dağılan bir şey gibi
ama dokunmadan da yaşanmıyor.
Bazen düşünüyorum;
belki de özlem dediğimiz şey
bir insandan çok
kendimize geç kalışımızdır.
Ve ben
sana değil belki
o gecikmiş hâlime ağlıyorum
her akşam
biraz daha içe doğru.
5.0
100% (6)