13
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma
Bu şiiri, modern dünyanın bizleri içine hapsettiği beton yığınlarına ve o kalabalıklar içindeki derin yalnızlığımıza bir stem olarak kaleme aldım.
Herkesin bildiği gibi; artık dört duvar arasında yüksek binalarda yaşıyoruz ama ruhlarımızı birbirimize kapatmış durumdayız.Komşu komşunun yüzünü unutmuş, selamlar ise sadece dillerde bir alışkanlık haline gelmiş.Eskiden o içimizi ısıtan ’’Külüne muhtaçlık’ ya da’’kırk yıllık hatır’ gibi kadim sözleri, malesef bu soğuk sitelerin koridorlarında yankılanıp kayboluyor.
Bu mısralar, birer cümle değil; kaybolan samimiyete, unutulan komşuluklara ve insanın insana olan o eski ihtiyacına duyulan bir özlemdir. Bu şiirim, o özleme karşılık yazılan sitemimdir...
İnadına insan kalmak ve o’güzel son satırı’ yazabilmek ümidiyle...
Komşu komşunun külüne,
Muhtaç deseler inanma;
Bülbül has bağın gülüne,
Muhtaç deseler inanma!
Kumaşı gelse de Çin’den,
Kötüler beslenir kinden,
‘’Tatlı söz hayvanı inden
Çıkartır’’ derler inanma!
Şu yazdığım her dizede,
Bir pay çıkardım size de.
‘’Komşuda pişen bize de
Düşer,’’ deseler inanama!
Remzi’m küstürme ıtırı;
Gel güzel yaz son satırı.
‘’Kahvenin kırk yıl hatırı
Vardır’’ derlerse inanma!
Remzi Timar
18 – 01 - 2026
5.0
100% (17)