4
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
39
Okunma

Seni ilk tanıdığım, ilk kez sohbet ettiğim
Aklımı baştan alan gözlerinde yittiğim
Dokunma arzusuyla yanıp yanıp tüttüğüm
Yanağındaki gonca benleri özlüyorum
Zaman durmak bilmeden çılgın gibi akarken
Özlemin alev gibi yüreğimi yakarken
Bir büyük heyecanla pencereden bakarken
Yolunu gözlediğim günleri özlüyorum
Öksüzün benzeriydim senin aşkın olmasa
O anaç tavırların sarıp sarmalamasa
Birlikteyken mutluluk, uzakta kaygı, tasa
Hepsinde vücut bulan enleri özlüyorum
Bahtiyar olduğumuz hayatın her anında
El ele ve göz göze yaşanan gün sonunda
Sonsuz özlem duyulan gecelerin yanında
Hep hayal ettiğimiz tanları özlüyorum
Bazı bazı bulanıp sonra durulduğumuz
Kaybetme korkusuyla dertle karıldığımız
Her vedanın ardından koşup sarıldığımız
Senin ile geçen tüm günleri özlüyorum
Akşamların koynunda dertle boğuştuğumuz
Sabahın er vaktinde koşup kavuştuğumuz
Vuslatın kollarında esriyip coştuğumuz
Canıma can ekleyen anları özlüyorum
Yanıp küle dönsem de yoksunluğun derdinden
Seni çıkaramadım yüreğimin yurdundan
Hüzünlü her akşamda biten günün ardından
Aydınlık müjdeleyen son*ları özlüyorum