0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
98
Okunma
Nefis ve Hakikat
Menfaat dünyası olmuş, selamda bile bin hesap,
Beşeriyet birbirine düşmüş, her işi bir azap.
Doymak ise muradın, bir tas aş kâfi gelmez mi?
Bu hırs ile yanan gönül, Hak yolunu bilmez mi?
Kurtla kuzu dost görünür, kalplerde gizli bir kin,
Bu öfke, bu düşmanlık neden? Hani ya İslam, hani ya din?
Vakti gelince delinecek, elbet o dünya postu,
Nefsin çılgınlığına kapılan, bulamaz gerçek dostu.
Bak Firavun’un sonuna, ibret al o kibirden,
Topal bir sinek kesti nefesini, düştü o dev perdeden.
Nice zalimler boğuldu kendi kurduğu oyununda,
Hüsranla boyun büktüler, mizan başında, sonunda.
Kötülük kol geziyor bak, çekilmiş el-etek insanlık,
Her köşe başında hüzün, her gönülde bir karanlık.
Gelir her gün bin ihtar, mülkün sahibi uyarır:
"Mahkeme-i Kübra" kurulur, her şeyi tartıp ayırır.
Ecel kapıya dayanırsa, yoktur gayrı dönüş cana,
Emanet olan bu ruhu, teslim etmezsen Canan’a.
Nefis asıl düşmandır, hiç görmek istemez O’nu,
Aşktır, muhabbettir kulun; Mevlâ’ya varan yolu.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.