4
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
267
Okunma

Bu gece,
faili meçhul bir ölüm çöktü üstüme
ve kimsesi yok diyorlar benim için
Bilmiyorlar ki...
gözlerinin izi kalmış gözlerimde
Ben neden öldüm
Neden bilmiyorlar ki..
oysa içimde...
çölün derdini taşıyan bir kum tanesi
gözlerine asılı duran idam sehpasındaki sessizlik
Cam kırığı gibi paramparça etti yüreğimi
nereden bilsinler...
Benim kimsesizliğim
dolu dolu sensizlik..
Çok şey konuşacağım,,
Susuyorum..
Yüreğim tıka basa sen
İçimde lime lime
Sol yanımı kanatıp duran kelimeler..
Döküleceğim çığlık çığlık
Avaz avaz haykıracağım
Konuşa konuşa sözlerimi
Kalbine mıh çakar gibi
kalbinin darağacına asacağım..
Yine duymayacaksın
yine kaybolup gideceksin meçhule
Biliyorum..
ben yine kendimle baş başa kalacağım
Kirpiklerine asılı duran idam sehpasına çıkıp
İçimle.
içimle yarını olmayan sohbete dalacağım
Dedim ya bu gece çok şey konuşacağım
Yüreğim tıka basa sen!!
tıka basa hüzün
Sonra...
avaz avaz susacağım..
Bilmiyorum..
ölümlü bu geceden
içimde sahibi olmayan çığlıklarla
Gözlerinin kirpiklerindeki idam sehpasında
Son kez.
kendimle konuşacağım
Şimdi kapat gözlerini
çeksin kirpiklerine asılı duran idam sehpasının ipini
Yeter artık
kapat gözlerini, bitsin bu işkence
Dağılsın ömrümün pusu
Yüreğimde sen.
ve beni bekleyen
Beni bekleyen ölüm uykusu...
Ünsüz Şair TURABOĞLU
13 Ocak 2026 - an-şiir
Yavuz Sultan Öztürk
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.