2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
131
Okunma

Emekliye küçük zam mı.
Yükledikçe yükle gamı.
Yamamaktan sağlam yanı.
Yeni pantol, emekliye.
Yıllarını, verdi yaşlı.
Kaşlar kara, beyaz saçlı.
Kimi memur, kimi aşçı.
Yavan ekmek, emekliye.
Dirhem dirhem, sanki ölçer.
Yüzde onbeş, kuruş biçer.
Kendisi Ballı, kaymak içer.
Kuru ekmek, emekliye.
Ömür geçer, yıllar biter.
Dizlerinde derman biter.
Kandırırlar, kurnaz üter.
Para kalmaz, emekliye
Ne verdin ki, sesi çıktı.
Balı neytsin, aklı çıktı
Yetmez üç kuruş, maaş bitti.
Kuyruk sıra ,emekliye.
Tatil bilmez, şehir bilmez.
Belli zaten, yüzü gülmez.
Vadesi dolsa da, ölmez.
Zarar sayar, emekliye.
Doldur beyler cebinizi.
Birgün görür, hepinizi
Veren alır aklınızı.
Haktan çare, emekliye.
Yaşlar böyüdü, diyorlar.
Hileyle hakkın, yiyorlar.
Birde ölmedi, diyorlar.
Utanmazlar, emekliye.
Çalıştı gün, yüzü görmez.
Tahavüt, gülmeyi bilmez.
Deniz görse, sudan çıkmaz
Çok görürler, emekliye.
Ne verdiniz, hayır dedi.
Birgün beni kayır dedi.
Ye hakkımı, somur dedi.
Yükle derdi, emekliye.
Ağzın da dış, kalmamış.
Felek vurmuş, hiç gülmemiş.
Yeni bir ceket, almamış.
Yırtık gömlek, emekliye.
Toplandı büyük, ağalar.
İnşallah verir, paralar.
Yine sarmadı,yaralar
Cümle ağlar, emekliye.
Kırathane dolmaz derler.
Evden çıkmaz, bu aralar
Cepte çay parası, zorlar.
Simit çay yok, emekliye.
Ahvalden anlar mı beyler.
Kara kışı bahar eyler.
ATA’m dilim, güzel söyler.
İnsanca yaşam, emekliye.
Hakkını ver, emekliye..
----------------Haydar ATA -
11 Ocak 2026- Saat:0:30
5.0
100% (5)