3
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
192
Okunma

Kanatlı kapıya çiviler çakıp
Gönülleri kırık kalkıp göçmüşler
Son defa etrafa hüzünle bakıp
Üç beş koyun kuzu satıp gitmişler..
Kimisi köyüne evine küsmüş
Kiminin de anne babası ölmüş
Kimi de kovulup ellerin olmuş
Eski resimleri alıp gitmişler ..
Hamur teknesinde maya kokusu
Kuzine sobada güğüm’lerde su
Asılı biberler durur kurusu
Bırakıp her şeyi çekip gitmişler..
Duvarda asırlık saatin sesi
Tiktakları bozuk ritmi Ahengi
Bir şeylere şahit olmuş belli ’ki
Moralleri çökük küsüp gitmişler..
Bahçede ağaçlar boynunu bükmüş
Asırlık kuyunun duvarı çökmüş
Ebabil kuşunun yuvası düşmüş
Bakmadan geriye basıp gitmişler ..
Kaplamış burayı garip bir efkar
Sanki bu yerlere değmiş bir nazar
Her şey acımasız davranmış gaddar
Meçhul diyarlara çıkıp gitmişler..
Bırakmışlar eski köylerinde iz
Belli ki her biri kalmış çaresiz
Kelimeler düğüm boğazda sessiz
Dertlerine derman sanıp gitmişler..
Kul Ahmed-i deli divane olmuş
Ne varsa elinde hiçe savurmuş
Her şeye bir çizik atmış kaybolmuş
Hüzün acı hasret yüklü gitmişler
Sırra kadem basıp ele gitmişler ..
(Kul Ahmed-i)
Ahmet Ali Canbaz 10/12/2025
5.0
100% (6)