0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
73
Okunma
Bilmem kaç gece oldu
Bilmem kaç gece oldu, bekledim gelirsin diye,
Umutsuzluktan öte, bir umut verdim kalbe hediye.
Ellerim semaya dönük, gönlüm icabet bekler,
Gözyaşıyla süslendi, isminle doldu dilekler.
Kıblegâhım Sen oldun, secdede mahzun bu başım,
Yükümden utanırım, akar gider içsel gözyaşım.
Derdim de Sen, çarem de; ey gönlümün nadide gülü,
Ruhumun derininde, nakşın sardı bu garip kulu.
Bin bir isminle çağırdım, davetime icabet eyle,
Bu bitkin ruhu kurtar, lütfunla hikmetini söyle.
Şu alem bir örtü sanki, beynimde dinmez gürültü,
Senin isminle kalkar ancak, kalpteki siyah örtü.
Kendi sesime uyandım, aradım sendeki gizemi,
Ellerimi tuttuğun an, bilmem nasıl yaktın sinemi?
Aradım hep bendeki o esrarlı gözlerini,
Çaresizce çırpınışım, sürer kapında izini.
Dert olmadı derdimdeki Sen, ey en büyük devletim,
Senin katındaki halim, benim en derin gurbetim.
İşte yeniden davet, işte o büyük nida:
“Allahu Ekber” dedi ses, her şey O’na feda!
O an koptu kıyamet, anladım ki tek varlık Sensin,
Ben ise bir aciz yokluk, Sen içimdeki nefessin.
Kıyamda “Sübhânallah”, dilde “Elhamdülillah” ile,
Secdede buldum huzuru, son verdim bunca kal-u kîle.
Yeniden doğuşumdur bu, tarumar olduğum geceden,
Kurtuldum artık "ben" diyen o dar ve kör heceden.
Bilmem kaç gece geçti, aynı halle geceyi beklerim,
Yalnız değilim artık, Sen’inle her anı eklerim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.