0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma

Ey benim,
kalbimin can kenarına ektiğim,
çeşm-i siyâhı kederli süveydâ’m!
N’olur,
gün ışığına müptelâ rûhuna leyl’i kuşanma…
Oysa,
tam da çiçeğe durmuştun…
Neden büktün
boynunu?
Susma!
Kırgınlığını hangi kitabın sayfaları arasına sakladığını,
kulağıma fısılda…
Bir katrecik yaşama sürûru,
bûse kondursa keşke,
kimsesizliğin hüzün kokan dudağına.
Keşke nev-bahâr,
ilk cemrenin avuç içlerinden akadursa acılanan yaralara…
Ahh sen!
dîdesini sevdiğim Şems!
bâd-ı sabâ’nın titreyen kirpiklerine tutun da gel!
sarıl haydi
ölümün başucuna uzanan şu bîtâb soluğuma!
Kaderin cilveli nazârından,
berf-pâreler yağıyor dem-â-dem sol yanımın sadrına.
5.0
100% (4)