Hayat tramvay gibidir... tam yer bulmuş, oturacakken bir de bakmışsın son durağa gelmişsin. camillo sbarbaro
Temel Ata
Temel Ata

ULUDAĞ'IN İŞKENCESİ

Yorum

ULUDAĞ'IN İŞKENCESİ

8

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

2317

Okunma

ULUDAĞ'IN İŞKENCESİ

Eşimle birlikte Uludağ Üniversitesi Fen bilimleri Enstitüsü`nde çalışan çok değerli bir dostumuzu ziyaret etmek istedik. İçeri girerken binanın dış kapısında görevli güvenlik görevlisi bir bayan, hemen önümüzde durdu. ‘Beyefendi içeri giremezsiniz. Hanım efendinin başını açması gerekiyor…’’ Şaşırmıştım adeta. Bütün bir üniversite başımda dönmeye başlamıştı. Delirecektim sanki. Lakin karşımda garip ve de üzgün olduğu her halinden belli, saçma sapan bir kuralı uygulamaya çalışan bir bayan duruyordu . Ne yapabilirdim ki. Bir kadın olarak yaptığı yada yapmak zorunda kaldığı saçma uygulamanın altında ezilmiş olduğunu gördükten sonra… Kendimi bir anda çok önceleri bir başka görüntüsünü yaşamış olduğum bir olayın içinde buldum.

Üniversitede okurken derse alınmayan ve ağlayarak dersi terk eden , bir daha da okula dönmeyen zavallı kardeşlerim gözümün önüne geldi. Ve belki de bu yüzden okuması engellenmiş binlerce süper zeka öğrencilerimiz nasıl bir zihniyetin köhnemiş esaretine duçar oldukları gözümün önüne geldi.

Düşünce yapısı olarak daima radikal bir duruştan uzak oldum. İnsani değerleri ön planda tuttum. Kimseyi renginden, düşüncesinde, inancından, dünya görüşünden dolayı hakir görmedim. Görülmesini de tasvip etmedim. Aslında türban konulu bir tartışmanın yapılmasını dahi çok yobazlık olarak gördüm. Hep uzak kaldım ama. Nerden bilirdim ki bir gün hiç ummadığım bir şekilde başıma gelecek.

Bu ülkenin kaderi bu olmamalıydı.. Vizyonu bu kadar basit bir kısır döngüden ibaret olmamalıydı. İnsanlar utangaç bir şekilde kendilerini koruyarak okul köşelerinde başlarını açma hazırlıkları yaparken gözyaşlarını içlerine akıtmasalardı. Ne olurdu… neden özgürlüğü için canını malını feda eden insanların torunları bu eziyeti yaşıyordu.. neden neden neden..

Neden ben yarım saatliğine bile dostumu ziyarete eşimin başı kapalı olduğu için gidemiyordum…bu nedenlerin cevapları vardır eminim.. ama ben Nefsi yaratan Allah’a havale ediyorum.. Biliyorum ki rabbim daima mağdurun yanındadır…

Başı açılmaya çalışılan benim eşimdi ve ayalim di namusumdu. 16 yıllık evliliğimde örtün yada örtünme diye telkinde bulunmadığım ve sadece ve sadece inancı gereği olarak benimsemiş bir insana; başını aç diyebilir miydim. Bunu demek kimin haddine düşmüştü.

Ama her şeye rağmen bu vatan bizim ve bir zerresine zarar gelmesin diye bin parçaya ayrılmayı yeğlerim. Biliyorum ki biz bu zulmü yaşarken geleceğin aydınlık Türkiye’sinde evlatlarımız çağdaş ve müreffeh bir insan olmanın gereği olarak istedikleri gibi giyinebilecekler. Bugünü bize müstahak kılanlar bundan utanacaklar. Dualarım hep bu istikamette..

Amma ve lakin şiirleri duygularımın dili olarak benimsediğim için bu vahameti de mısralara dökerek kalıcı olmasını sağlamak istedim… Şiir kalır ama bu olayın içeriği kesinlikle kalmaz inşallah.

Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim…Üniversite idarecisinin kim olduğunu ne yapmaya çalıştığını hiç merak etmiyorum..Biz zaten kimin kimden yana olduğunu biliyoruz.. sadece Rabbim ıslah etsin diyorum..ve siz gönül dostlarını şiirimle baş başa bırakıyorum.

ULUDAĞ’IN İŞKENCESİ

Kadirşinas bir dostu, ziyarete giderken,
Büyük bir faciayla, üzüldük Uludağ’da
Emir uşağı bir el, uzandı başörtüme
Dayanılmaz acıyla, büzüldük Uludağ’da

Eşim mahcup edayla, dönüp yüzüme baktı
Gözleri gözlerimde, sanki bir şimşek çaktı
Bu nasıl bir davranış, bu ne melun yasaktı
Başımız öne düştü, ezildik Uludağ’da

Çok kızdım görevliye, naralar atamadım
Bilim yuvası diye, dağıtıp katamadım
Gecelerce ağladım, uykuya yatamadım
Bu Allah’tan revamı, üzüldük Uludağ’da

Kalakalmıştık öyle, yürüyemez olmuştuk
Utanıp sıkılmıştık, sararmıştık, solmuştuk
Sanki yere girmiştik, sır olup kaybolmuştuk
Yağmur olduk sellere, süzüldük Uludağ’da

Vatan,Millet ,Din derdik, canı feda ederdik
Yan bakana acımaz , üzerine giderdik
Şimdi ne suç işledik, neden ceza öderdik
Mahkumlar listesine, yazıldık Uludağ’da

Patagonya’damıydık, biz nereye gelmiştik
Namus ,şeref, haysiyet, kimden miras almıştık
Bir metre kare beze, neden düşman kalmıştık
Hasta düşüncelerle, yüzüldük Uludağ’da

Minaresiz camiler, ezansız namaz vakti
Hür irade yetkisiz, ibadetler yasaktı
Başörtümü görünce, hain gözler hor baktı
Değere mezar olduk, kazıldık Uludağ’da

Makam mevki sahibi,başları dik yüceler
Vicdanları çelimsiz, merhamette cüceler
Heyhat! unutmayın ki, biter zindan geceler
Geleceğe umutla, hız aldık Uludağ’da

YÖK denilen despotun, karanlığı çökmüştü
Anam, bacım, ayalim, boyunları bükmüştü
Bu çağ dışı yönetim, kirlerini dökmüştü ,
Bir mezalim gücüyle, azaldık Uludağ’da

Heyhat nasıl anlatsam yara derindir derin
Atam kalk ta gör hele, hin ellerde eserin
Bir günde gelir elbet, sapı döner keserin
Hakkımız değil iken, bozulduk Uludağ’da

Bu nasıl bir eğitim, nasıl bilim yuvası
Tesettüre ket vurmak, zavallılık davası
Sıkı giyinenleri, çarpar imiş havası
Yüreğimiz sıcakken, buz olduk Uludağ’da

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Uludağ'ın işkencesi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Uludağ'ın işkencesi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ULUDAĞ'IN İŞKENCESİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
(Mustafa Çetiner)
(Mustafa Çetiner), @mustafa-cetiner
3.3.2007 20:46:24
Elim bir olayı çok güzel şiire dökmüşsünüz hocam.Ben de maalesef Üniversite de okurken Türbanlı bacılarımızın saçlarından tutulup merdivenlerden sürüklendiğini gördüm.Bir şiir de ben yazmıştım o zamanlar ,sonradan bestelenmiş ve bir kasette yer almıştı.
'Deymeyin türbanlı bacıma benim
Acılar katmayın acıma benim '
demiştim..
Ne olayı görseydim ne de o şiiri yazsaydım ben de.Ama oluyor maalesef.Nice inançlı bacılarım yabancı memlekette okuyor şu an.Düşünebiliyormusunuz ?Müslüman bir memlekette Okula alınmayan türbanlı kızlarımız,Hristiyan bir memlekette türbanı ile okuyabiliyor.Bu ne acıdır Ya Rabbi....Allah ıslah etsin diyorum ben de ve kutluyorum güzel şiirinizi.Selam ve Saygımla...
oktayzerrin
oktayzerrin, @oktayzerrin
3.3.2007 16:14:11
çok üzüldüm..bence bu o görevlinin şahsi düşünce ve yanlışlığından kaynaklanmıştır..ne olursa olsun din ve vicdan hürriyetini tarafsız bir biçimde sağlanması gerekir..ben namaz kıllamıyorum ama eşim namazlı ve başı kapalı..aynı şey bana yapılsa benim tepkim de aynı olur...ancak bir öğretmenin okulunda yani sınıfında başının açık olması gerkli yasa gereği..karşılıklı sevgi ve saygıyla çözümlenemeyecek bir olay yoktur..inşallah bir gün daha anlayışlı bir toplum oluruz..herkes birbirinin mânevi değerlerine saygı duymalı...yoksa sen beni sev, say ama benim dediğimi de yap dayatması olursa bu da hoş sonuçlar vermeyebilir..herkes bu konuda sorumlu yaklaşımlar içinde hareket etmelidir.kutlarım sn.hocam..saygılarımla..
veysitural
veysitural, @veysitural
3.3.2007 15:47:36
Tebrikler.
Sağlıkla, esenlikle...,Sevgiyle, şiirle kalın.
ssoyarslan
ssoyarslan, @ssoyarslan
3.3.2007 12:57:03
Bu yüzyılda,böyle çağdışı bir zihniyet...İnsan ne diyeceğini ve ne yapacağını bilemiyor.Soyunup soğana benzemek serbest,inanç ve adetlerinden dolayı örtünmek yasak.İşte medeniyet !

Ne denilebilir ki?
selamlar
aynur soysal kumcu
aynur soysal kumcu, @aynursoysalkumcu
3.3.2007 09:56:36
kalemınız daım olsun.....sevgıler..saygılar..yazı bölm yazsaydınız..keske.........
direniş
direniş, @direnis
3.3.2007 02:48:00
Bu nasıl bir eğitim, nasıl bilim yuvası

bizi bize, kardesleri kardeslere dusman etme sistemi buna denir herhalde...

malesef kokusmusluk var her yanimizda...

devlet bizim, halk bizim, bu topraklar bizim... bizim olmasinada...

neyse, yazmayacagim gerisini. emperyalist kafalar darilmasin (!)

siirin ve yazin muhtesemdi dostum

kocaman tebriklerimle

saygi ile
Minaz
Minaz, @minaz
3.3.2007 02:44:22
hocam güzel bir yazı arkası anlamlı bir şiir okudum yüregine salık saygılarımla..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL