0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
122
Okunma
IŞIK KATİLİ
İnsan kılığına girmiş bir çatlak aynaydı o aslında,
Kırıklıklarını başkalarının üzerine fırlatan,
Yaklaştıkça ruhunuzu çürüten,
Uzak durdukça kuduran bir mahlûk.
Düşünceleri eğri büğrü,
Kalbi suyu kirleten bir zehir gibi bulanıktı.
Sırf kendi karanlığını perdelemek için
Işığa saldıran,
Işığı parçalamaya çalışan bir varlık.
Gözü kamaştıkça,
Siyah dolar ruhuna,
Düzeltemez çirkinliğini emdiği ışık
Bu kez kendi karanlığını fırlatır pırıltının üzerine..
İçindeki kötülük öyle sınırsızdıki
Mağdur gibi gösterip kendini,
Gerçeği tersyüz eder,
Sonra en masum kişinin üzerine
Çürük bir gölge gibi çökerdi.
Varlığı bir lanet,
Yakınlığı yavaş işleyen bir zehir,
Sözleri ise akıl kemiren
Kanlı karanlık böceklerdi sanki.
Ama karanlık ne kadar büyüse de
Çökerdi bir gün ağırlığıyla,
Çünkü kötülük
Kendi kendini yiyip bitiren
Aç bir canavardır sonunda.