2
Yorum
12
Beğeni
4,8
Puan
235
Okunma
Bir ortamdasın.
Sana orada sebepsiz yere kötülük etmiş biri vardır.
Sözüm ona ortamın sorumlusu olan kişiye
yaşadığın haksızlığı,
yapılan psikolojik baskıyı anlatırsın.
Birden aşırı korumacı kesilir:
“Merak etmeyin, bu işi halledeceğim,
buradan gidecek.”
Ben böyle bir rezillik görmedim.
“Sakın ha çıkmayın guruptan,
gidecek birisi varsa o da o,
bana güvenin ve üzülmeyin,” der.
O travmatik dönemde iyi gelir bu sözler sana..
Aylarca oyalarsın kendini,
Sanırsın karşında hakkını sonuna kadar savunan biri var.Adaletli, liyakatli….. verdiği sözün ardında duran..
Oysaki ne büyük sözler bu palavralar..
Ne şatafatlı sahte bir korumacılık!
İnanmak istersin,
Çünkü olması gerekenleri söylemiştir:
İyinin yanında yer alıp,
Diğerinin hak ettiği cezayı almasıdır, sözüm ona dileği.
Sonra zaman geçer,
Yeni bir dönem başlar.
Bir bakarsın, yanında olduğunu sandığın o korumacı kişi geçmiş,
diğer tarafın yanında, hem de bu kez sana karşı.
Hatta öyle ters köşe davranır ki,
Gerilim filmleri hiç kalır yanında..
Ne yapalım da gitmek zorunda kalır? diye düşünür adeta,
Örneğin o karşı olduğu kişi,bir görevle ödüllendirilir,
Örneğin seni de onun küçük işlerini yapan görevli biri haline getirir.
Ve olayı anımsattığında, umru bile olmaz “yapacak bir şey yok “der o sözüm ona oranın başı.
Senin haysiyetin uğruna orada kalmana imkân kalmaz.
Planlanmış bir olay;
Tıpkı o ilk kötülük yapan kişinin beyin yapısına uygun. Yapsa ancak o yapar böyle bir çirkinliği,
Ama uygulayan, aylarca avukat rolündeki o başkası…
Sen ayrılırsın ortamdan ama,
insanlara da giderken yaşadıklarını anlatarak,
O güya dağ gibi duran,
Neredeyse senin avukatlığına soyunmuş kişi,
tüm tanıklara dönüp der ki:
“Her duyduğunuza inanmayın arkadaşlar.”
“Falanca kişinin dediklerine bakmayın.”
Oysa insanlar oradadır,
Aylardır yaşadıklarının farkında ve tanıktır.
Hatta sana hak verirler, gönülden desteklerler.
Ama birdenbire,
baştaki sorumlulara kötü görünmemek,
çıkarlarından olmamak için
Susmayı seçer, onlar da hayalete dönüşürler.
Tıpkı çıkarlarına ters düşmesin diye
böyle davranan onlarca kişi gibi dünyada…
Ve kötülüğü yaratan diğer kişi,
Pişkin bir rahatlıkla orada oturur, bekler..
ta ki bir sonraki avının sırası gelene kadar…
Sıra kendine gelen feryat ettiğinde
bu kez diğerleri sırtını döner gider,
çürümüşlüğün tipik sonucu…
Ama
“Zaman der ki bir yandan,
‘Sen üzülme,
Sen unut ve dinlen.
Ayaklarını uzat ve bana bırak,
Ben hallederim, er ya da geç..
İlahi adaletle olan dostluğuma güven..
5.0
75% (3)
4.0
25% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.