16
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
353
Okunma

Çıkmaz Sokak şiir serilerimin ikincisinin dil, biçim, ölçü, tema ve nazım bakımından güncellenerek sunulmuş halidir.
Yine bir sabah adam evden çıkar poşetle,
Bulursa şayet şişe, tenekeyi satacak.
Giderken üzerinde yamalı bir ceketle,
Sattıklarıyla daha evlatlar okutacak.
Çocuk Osman Bakkal’dan ekmek alıp giderken,
Gün ağarmış çoktan Feslikan Mahallesi’nde.
Utana sıkıla da yola devam ederken,
Karalı veresiye defteri filesinde.
Adam duyar bir yerden, yol geçecek buradan;
On sekizinci madde ile bahçe gidecek.
Bir sessizlik yayılır, hüzün sarar sonradan,
Şimdi hane halkını kimler teskin edecek?
Çocuk düşünür bir an, ya erik, dut ağacı;
O güzel güvercinler, kümesler ve Gümüş’ü.
Neden, nereden çıktı, kalacak kaçta kaçı?
Verseler de yerine yer, bulunur mu eşi?
Onun yorgunluğunu attığı o köşesi,
Ya evin hanımının büyüttüğü gülleri,
Bahçesinde oynayan çocukların neşesi,
Dallarında meyveler, serçeler, bülbülleri...
Tutmaz, tutamayacak da hiçbir yer, yerine;
Komşu evin yarısı hisse diye verilmiş.
Peki komşu ne yapmış, gitmemiş mi ağrına?
İtiraz falan o da mı yok, kime sarılmış?
Hey gidi bin bir sokak, hısım hem hasım sokak;
Heyhât bir kapıyı da kapatıp yol biçiyor.
Yokuşu inişiyle mahzun bir kısım sokak,
Çıkmazdan gelip çıkar yolu bulup geçiyor....
5.0
100% (22)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.